Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/866 E. 2023/2503 K. 22.06.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 20.01.2024 13:25
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/866
KARAR NO : 2023/2503
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/134 E., 2021/224 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı müvekkillerinin eksik işler sebebiyle 30.000,00 TL, davalıya ait binanın daha büyük olması sebebiyle ise 100.000 TL maddi zarara uğradığı belirtilerek şimdilik 130.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; 01/11/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de eksik işler giderim bedelini 77.000,00 TL’ye, davalıya verilen bağımsız bölümlerin büyük olması sebebiyle uğradığı zararı ise 167.793 TL’ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı yükleniciler vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının edimlerini sözleşmede öngörülen süreden önce yerine getirip binayı teslim ettiğini, taraflar arasında yapılan ikinci sözleşmeyle birinci sözleşmede öngörülen %50'şer paylaşım kuralının değiştirildiğini, davalının davacıya sözleşme dışı ekstra işler de yaptığını, manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2008/121 Esas, 2012/951 Karar ve 14.11.2012 tarihli kararında özetle; manevi tazminat koşullarının oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, ikinci yapılan sözleşmeyle ilk yapılan sözleşmedeki % 50'şer paylaşım olacağına ilişkin şartın kaldırılması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, eksik işler içinde kuyu açılması işinin yapılmadığı belirtilerek talepte bulunulmuşsa da davacı vekilinin bu talepten vazgeçtiklerini bildirdiği anlaşıldığından bu talebin reddine, diğer eksik yapıldığı söylenilen işlerin değerinin 72.312 TL olduğu, davalı tarafça davalı şirketin sorumluluğu olmadığı savunulmuşsa da, davacı ve davalılar arasında yapılan ek sözleşmeyle davalı şirketin inşaat yapım işini diğer davalıyla birlikte üstlendiği, bu sebeple eksik yapılan işten sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın eksik iş bedeli üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2013/3064 Esas, 2013/5390 Karar ve 13.09.2013 tarihli kararı ile özetle; 08.07.2005 günlü ek sözleşmede % 50 paylaşım oranının geçersiz olduğu bildirilmiş ise de, kararlaştırılan yeni paylaşım oranının ne kadar olduğu konusunda sözleşmede açıkça bir madde bulunmadığı, bu durumda, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu marifetiyle, 08.07.2005 günlü ek sözleşmede kararlaştırılan şekliyle yapılacak olan inşaatların paylaşım oranını yüzde olarak tespit edilmesi, tespit edilen bu oran üzerinden arsa sahibine verilen bağımsız bölümlerde onun aleyhine bir eksiklik olup olmadığının belirlenmesi, eksiklik var ise bunun değerinin davacı yararına hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 2014/343 Esas, 2017/161 Karar ve 30.05.2017 tarihli kararı ile özetle; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 72.312,00 TL eksik iş bedeli ve 28.997,15 TL uğranılan maddi zarar olmak üzere toplam 101.309,15 TL'nin davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
VI. İKİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/2506 Esas, 2020/186 Karar ve 22.01.2020 tarihli kararı ile özetle; davacı mirasçılarından ...’un hissesi ile ilgili davadan feragati konusunda gerekli karar verilmek üzere kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
İlk derece mahkemesinin 2020/134 Esas, 2021/224 Karar ve 24.09.2021 tarihli kararı ile özetle; davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 72.312 TL eksik iş bedeli, 28.997,15 TL uğranılan maddi zarar olmak üzere toplam 101.309,15 TL’nin; 37.990,93 TL'sinden davacı mirasçısı ...'un feragat etmesi nedeniyle 37.990,93 TL yönünden feragat nedeniyle reddine, 63.218,21 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacı mirasçıları ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı arsa sahipleri vekili; davacılar vekil ile temsil edilmelerine rağmen vekalet ücreti takdir edilmediği, davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiği, raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı yükleniciler vekili; ek sözleşmede oranlamadan bahsedilmediği, 2 nolu dükkanın davacıya yapılan iş karşılığında alındığı, otopark ve doğalgaz tesisatı olarak olarak belirlenen eksik iş bedelinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik işler giderim bedeli, manevi tazminat ve eksik m2 bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 Sayılı TBK’nın 470 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı vekili temyiz bakımından;
2.a Davalı vekili; ek sözleşmede oranlamadan bahsedilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu husus bozma kararında değerlendirilip, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2.b. Davalı vekili, otopark ve doğalgaz tesisatı olarak olarak belirlenen eksik iş bedelinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu husus bozma kapsamı dışında kalıp, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2.c.Davalı vekili, 2 nolu dükkanın davacıya yapılan iş karşılığında alındığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, taraflar arasında imzalanan 08.07.2005 tarihli ek sözleşmede, davacı arsa sahiplerine bırakılan “B” bloktaki bir dükkanın davalıya davacının başka bloktaki işlerinin tamamlanması karşılığında verildiğine dair bir düzenleme bulunmadığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
3. Davacı vekili temyiz bakımından;
3.a. Davacılar vekili, raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığın esasını kavrayıcı, Yargıtay denetimine açık, anlaşılır olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
3.b. Davacılar vekili, davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve reddedilen miktar dikkate alınarak yapılan hesaplamada davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
3.c. Arsa sahibi muris ...’un yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, mahkemece davacı mirasçılar ... ve ... lehine kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 Sayılı HUMK’nın 438/7. uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün “2.a, 2.b, 2.c.” bentlerinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacılar ... ve ... vekillerinin ise “3.a, 3.b” bentlerde yazılı nedenler diğer itirazlarının reddine, “3.c” bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasına “10.” bendin eklenerek “Davacılar ... ve ... vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.018,34 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...’a verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Aşağıda yazılı harcın davalı ...'ndan alınmasına,
Kararın itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.