Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/873 E. 2023/1038 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/873
KARAR NO : 2023/1038
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihalesini aldığı işlerin elektrik tesisat işlerinin yapılması için 01/07/2011 ve 23/10/2011 tarihli sözleşmelerle davalı taşeronla anlaştığını, davalıya 21/11/2012-06/05/2013 tarihleri arasında 14 adet çekler ile 659.000,00 TL, ikinci sözleşme için iki adet çekle 76.000,00 TL’lik ödeme yapıldığını, davalının taahhüt ettiği işi süresinde bitiremediğini, davalının yapmadığı işler nedeniyle karşılıksız kalan iki adet çek için icra takibi başlattığını, sözleşme konusu iş nedeniyle gecikme cezaları, sözleşme hükümlerine göre damga vergisi, stopaj, katkı payı, teknik personel, SSK prim ve muhtasar kesintileri nedeniyle ve iş eksilişi de nazara alınarak 01/07/2011 tarihli sözleşmeden dolayı 371.849,05 TL ve 23/10/2011 tarihli sözleşmeden dolayı 85.118,70 TL olmak üzere toplamda 456.967,00 TL davalının borçlu bulunduğunu belirterek 456.967,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taşeron vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki sözleşme nedeniyle KDV dahil toplam bedel olan 1.038.400,00 TL’den müvekkiline verilen, bedeli ödenen ve ödenmeyen çekler toplamının 716.000,00 TL ile davacının müvekkili nam ve hesabına yaptığı toplam harcama miktarı 251.581,00 TL’nin mahsubu ile müvekkilinin davacıdan bakiye alacağının 70.819,00 TL’den KDV tevkifatı olan 22.623,09 TL nin düşülmesi ile 48.195,91 TL olduğunu, davacının inşaatta yapması gereken bir kısım imalatları zamanında yapmadığından müvekkilinin elektrik işlerini zamanında bitiremediğini, idarenin uyguladığı gecikme cezalarının müvekkilinin taahhüdünde bulunan elektrik işleriyle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının diğer alacaktan kesinti yapılması hususundaki beyanlarının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/974 Esas, 2017/310 Karar ve 27.04.2017 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 4.624,95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2019/1430 Esas, 2019/1194 Karar ve 24.12.2019 tarihli kararı ile; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun ise kabulü ile, davalı taşeronun hakediş alacağının belirlenmesinde sözleşmelere konu olan elektrik işinin dışında davalı taşeronun yükümlülüğünde bulunmayan inşaat işlerinin de olduğu ve gecikmenin hangi iş kapsamında gerçekleştiğinin tespit edilemediği, bu durumda davalı taşeronun hakediş alacaklarından gecikme cezası miktarı da düşülerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığı, gecikme cezası dikkate alınmaksızın yapılan hesaplama neticesinde davacının bir alacağının bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2017/1008 Esas, 2018/3182 Karar ve 12.09.2018 tarihli kararı ile; davacının 01.07.2010 tarihli sözleşmeyle ilgili 14 adet çekle 659.000,00 TL, 23.10.2011 tarihli sözleşmeyle ilgili 76.000,00 TL ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve ödemeye ilişkin makbuzları da dosyaya sunduğu, mahkemesince 76.000,00 TL ödemeye ilişkin makbuzlar araştırılmadığı gibi bölge adliye mahkemesince de bu hususun değerlendirilmediği, ödeme makbuzları istinaf sebebi olarak sunulmasına rağmen sıhhati ve geçerliliği araştırılmadan eksik inceleme ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2021/131 Esas, 2021/1183 Karar ve 22.12.2021 tarihli kararı ile; davacının çeklerle 648.135,00 TL toplam ödeme yaptığı, 76.000,00 TL’lik ödeme kapsamında olan 46.000,00 TL’lik çek ödemesinin bu miktara dahil olduğu, 30.000,00 TL’lik çek bedeli de nazara alındığında dahi davacının, davalı taşeronun hakettiği imalat bedeline göre davalıdan talep edebileceği herhangi bir fazla ödemesinin bulunmadığı, sair hususların bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla yeniden rapor alınması konusundaki talep yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmadan sonra yapılan ödemelerin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, davacı alacağının, davalı nam ve hesabına yapılan ödemeler ile gecikme cezaları ile yeniden hesaplanmasının talep edildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemenin iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 Sayılı Borçlar Kanunu 355 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilince, davacı alacağının, davalı nam ve hesabına yapılan ödemeler ile gecikme cezaları ile yeniden hesaplanmasının talep edildiği gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de; davacının temyizde ileri sürdüğü bu sebepler bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş ve davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
3. Temyizen incelenen bölge adliye mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle davadan sonra ödenen çek bedelleri için davacı tarafça ayrıca dava açılabileceğinin tabi bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve
kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan
davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.