Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/896 E. 2023/646 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/896
KARAR NO : 2023/646
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/660 E., 2021/831 K.
DAVA TARİHİ : 05.12.2014
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında bozma ilamına uyularak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile yayıncısı oldukları uykusuz haftalık mizah dergisinin web site ve mobil uygulama projesinin yapılması konusunda anlaşma sağladıklarını, iş bedeli olarak kesilen faturalara karşılık bir kısmı icra kanalıyla olmak üzere toplamda 45.395,62 TL ödediklerini, ancak hem web sitenin hem de mobil uygulamanın yapılan anlaşmaya uygun şekilde tesliminin gerçekleşmediğini ileri sürerek yaptıkları ödemenin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan anlaşmaya göre kendilerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, ancak işin tamamlanamama sebebinin davalı yanın kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmemesinden kaynaklandığını, buna rağmen hem web sitenin hem de mobil uygulamanın teste açıldığını, hakedilen ücretlere ilişkin fatura kestiklerini, edimlerini tam olarak yerine getirememiş olsalar da tamamlanma oranlarının %80-90 civarında olduğunu, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/1469 Esas, 2016/518 Karar sayılı ve 16/06/2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2018/4295 Esas, 2018/4665 Karar sayılı ve 26/11/2018 tarihli ilamı ile, davalı yüklenicinin web sitesinin tamamlanma oranına göre belirlenen 21.092,12 TL tutarındaki iş bedeline hak kazandığı, öte yandan mobil uygulama kısmının iş sahibi yararına olmadığı tespit edildiğinden ve teslim de kanıtlanamadığından bu kısma yönelik iş sahibinin davasının kabulü ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddinin hatalı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, web sitesi yönünden hizmet karşılığı 21.092,12 TL’ye hak kazandığı ancak mobil uygulamanın iş sahibi yararına olmadığı, toplam ödenen 45.395,62 TL’den iş bedelinin mahsubu ile bakiye kalan 24.303,50 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tamamen bitirilmeyen programın kullanılmasının mümkün olmadığının bilirkişilerce tespit edildiğini, bu nedenle davanın tümü bakımından kabul kararı verilmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu işin %50’sinin tamamlandığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, işin tamamına yakının bitirildiğini, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilgisayar mühendisinin somut olayda uzman olmadığını, davacıdan kaynaklanan sebeplerle uygulamanın hayata geçemediğini, davacının kendilerince alınması gereken apple store hesabı almamakla kusurlu olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 436, 437. Maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 353-370 . maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Usulü kazanılmış hak ilkesi uyarınca, mahkeme kararı lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Nitekim 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında, hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “Usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

3. Somut olay incelendiğinde, yukarıda yer verilen bozma ilamı ile davalı yüklenicinin web sitesinin tamamlanma oranı ile iş bedeline hak kazandığı, mobil uygulama bakımından ise iş sahibi yararına olmadığı, mobil uygulama bakımından ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğinin belirtilmiş, ilk derece mahkemesi 05/10/2020 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar vermiş olması nedeniyle davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur.

4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının taraflara yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

20/02/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.