Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/915 E. 2023/581 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/915
KARAR NO : 2023/581
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili belediyeye 5747 sayılı Yasa ile katılan … İlk Kademe Belediyesi arasında akdedilen 09/05/2008 tarihli … Beldesi … mevkii 4. kısım Bordür ve Tretuar Yapım İşi’ne dair sözleşme imzaladıklarını, davalı tarafın dava konusu sözleşme gereğince üstlenmiş olduğu işleri eksik olarak yaptığını ve işleri tam olarak yapmış gibi adına hak ediş belgesi tanzimini her nasılsa sağladığını, müvekkili belediyeye katılan … Belediyesi işlemlerine 5747 sayılı Yasa ile müvekkili Arnavutköy Belediye Başkanlığının halef olduğunu, yapmış olduğu imalatın da sözleşmede öngörülen vasıf ve kalitede olmadığının müvekkili belediye elemanlarınca yapılan kontrollerde anlaşıldığını, davalı tarafın 09/05/2008 tarihli … Beldesi … mevkii 4. kısım Bordür ve Tretuar Yapım İşi’ne dair sözleşme gereğince eksik yaptığı işin öncelikle tespitini talep ettiklerini, 5747 sayılı Yasa ile müvekkili belediyeye katılan … Belediyesinin tüzel kişiliğinin 29/03/2009 tarihinde sona ererek tüm hak ve borçları ile müvekkili belediyeye katıldığını, … Belediyesinin tüzel kişiliği döneminde yaptığı iş ve işlemler ve arşivi müvekkili belediyeye devrolmuş olduğundan ilgili birimlerce yapılan incelemelerde bir takım işlemlerde hatalar tespit edildiğini, gerek davalı gerekse … İlk Kademe Belediyesince yapılan hatalı işlemin bakanlık müfettişlerince yapılan denetlemede ortaya çıkması sonucu fazladan ödenen bedelin tespiti ile müvekkili belediyeye ödenmesi için işbu istirdat davasının açılması zarureti doğmuş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile şimdilik 495.120,00 TL’nin istirdatı ile davalıdan alınarak müvekkili belediyeye verilmesine, sözleşmenin eksik ifasından doğan her türlü zararlarının tazmini talebinde bulunma haklarının saklı tutulmasına, hükmedilecek meblağa ödeme tarihleri itibari ile 6183 sayılı Yasa hükümleri gereğince amme alacaklarına mahsus faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket temsilcisi … duruşmadaki beyanında; İçişleri Bakanlığı müfettişlerince yüklenilen işin %25 inin yapıldığına dair kanaat bildiren raporu kabul etmediklerini, kendilerinin işin %85-90 oranındaki kısmını tamamladıklarını, tamamlanamayan kısmın belediyeden kaynaklanan engellerden kaynaklanmakta olduğunu, bu engellerin ise dava konusu yol yeni imara açılan yol olduğunu, bu yol üzerinde yapılaşmalar ve boş arsalar olduğunu, istimlak ile ilgili sorunların belediye tarafından giderilemediğini, belediyenin alt yapı ile ilgili çalışmalar yapmadığını, bu çalışmalar tamamlanmadığı için yolun tahrip olduğunu, bilirkişinin son sunduğu ek raporda gösterildiğini, yapılmayan yerlerin zaten hakedişe girmediğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2009/908 Esas, 2015/755 Karar sayılı kararıyla; … Belde Belediye Başkanlığı ile, Bir-Mer İnşaat Makine Elektronik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 09/05/2008 tarihli … Beldesi … Mevki, 4. kısım bordür ve tretuar yapımı işine ait tip sözleşme gereğince, davalı şirket tarafından yapılan sözleşme gereğince bir takım işlemlerin yapıldığı, davalı şirket tarafından sözleşme gereğince kararlaştırılan işlerin tam olarak yapılmamasına rağmen o dönem faaliyette bulunan … Belde Belediye Başkanlığı tarafından davalı şirket adına hakediş belgesinin düzenlenerek davalı şirkete ödeme yapıldığı, … Belediyesi’nin kapatılarak …’na bağlanması sonrasında Arnavutköy Belediye Başkanlığınca yapılan incelemeler sonucu davalı tarafın sözleşme gereğince yapması gereken bir takım işleri yapmamasına rağmen davalıya ödeme yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafça yapılmayan işlerin bedeli olarak ödenen paranın iadesi talebi ile dava açıldığı, bilirkişi raporuna göre yapılan işlerin bedelinin 614.263,00 TL olduğu, yüklenicinin imalat bedelinin ise 728.041,00 TL olduğu, buna göre davalı şirkete fazladan 109.607,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı tarafça fazladan ödenen 109.607,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2009/908 Esas, 2015/755 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay Hukuk Dairesi 30.05.2019 tarih ve 2017/1002 Esas, 2019/2642 Karar sayılı ilamında; yüklenici şirket temsilcisi ve sorumlusu … ve … ile idare elemanları aleyhinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca Gazi Osmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/460 Esas sayılı dosyasında açılan davanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamı doğrultusunda Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/460 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda yüklenici şirket temsilcisi ve sorumlusu, … ve … ile idare elemanları hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat kararı verildiği, kararın 30/03/2021 tarihinde kesinleştiği, mahkemece yerinde yapılan keşifler ve bilirkişi raporları neticesinde 15/09/2015 havale tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilerek davalı şirkete fazladan 109.607,00 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmış olduğundan davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Mahkeme tarafından bilirkişi raporlarına yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını,

2.Ayrıca bilirkişilerin raporlarında; dava konusu sözleşme gereğince yapılan işlerden kazı moloz nakli işi hakkında, işin yapılmamış olabileceğini belirttiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, rapor hükme esas kabul edilir ise kazı moloz nakli yapılmadığı şekli ile hesap edilen değer üzerinden karar verilmesi gerektiğine ilişkin taleplerinin dinlenmediğini, açıklanan nedenlerle eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca fazla ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369, 370 ve 371. maddeleri, aynı kanunun 225-239 maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bilirkişi raporunda kazı moloz naklinin yapılmamış, mevcut kazı ve molozun alan içine yayılmış olabileceği belirtilmiştir. Bilirkişilerce yapılan bu tespit kesinlik içermemekte, net bir veriye dayanmamaktadır. İdare elemanlarınca imzalanarak kesinleşen hak edişlere konu imalatın aksini kesin delille ispat yükü davacı iş sahibinde olduğundan mahkemece iadesine karar verilen bedele kazı moloz nakil ücretinin dahil edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.