YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/922
KARAR NO : 2023/1193
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdata dönüşen menfi tespit ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/550 esas sayılı davasının kabulüne, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/769 esas sayılı davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 17/05/2000 tarihli sözleşme ile davalı tarafından yaptırılacak “… (…) Kalıcı Konutları Teknik Altyapı Tesisi İnşaatı” işinin müvekkili şirket tarafından üstlendiğini, müvekkili şirketin sözleşme ve sözleşme eklerine uygun olarak işi tamamladığını, davalı tarafından da herhangi bir ihtiraz-i kayıt ileri sürülmeksizin işin kesin kabulünün yapıldığını, ancak davalı tarafından gönderilen 31.12.2003 tarihli yazıda kazı nakli farkından 283.505.822 TL, 2001/2862 sayılı fiyat farkından 31.052.036 TL olmak üzere toplam 314.557.858 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği paranın ödenmesi aksi takdirde şirket alacaklarından kesinti yapılacağı ve teminata el atılacağının bildirildiğini, davalının müvekkili şirkete fazla ödeme yapıldığı iddiasının hiçbir şekilde haklı ve yerinde olmadığını, Alikahya Belediye Başkanlığının cevabı doğrultusunda müvekkili şirket ile Alikahya Belediye Başkanları arasında 27.06.2000 tarihli protokol imzalandığını,, yine İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 04.07.2000 tarihli yazısında çıkan toprakların belirtilen yere dökülmesinin bildirildiğini, müvekkili şirketin belirtilen müracaatları neticesinde davalının 21.07.2000 tarihli tutanak başlıklı belgesinde yer alan “… kazı artığı malzemeleri için… … Belediyesinin döküm yeri olmadığından Büyükşehir Belediyesinin göstermiş olduğu park ve bahçeler müdürlüğüne ait kesin depo yerine dökülmesi uygun görülmüştür. ” tespiti ile kazı atığı malzemeleri döküm yerinin kesin olarak belirlendiğini, davalının ise müvekkili şirketin kazı atığı malzemelerini belirtilen yerlere taşımadığını iddia ettiğini, davalının 31.12.2013 tarihli yazısında ileri sürdüğü 314.557.858 TL fazla ödeme yapıldığı iddiası haklı olmadığından muarazanın önlenmesine davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş, yargılama sırasında 314.557,85 TL paranın davalı tarafından hak edişlerden kesinti yapılmak suretiyle 11.03.2004 tarihinde tahsil edilmesi sebebiyle 314.557,85 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/550 esas sayılı dosyasında davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 17.05.2000 tarihli sözleşme gereğince müvekkili şirketin kazı artığı malzemeleri dökebileceği yerlerin tespiti amacı ile …, İzmit Büyükşehir ve Alikahya Belediye Başkanlıklarına müracaat ettiğini verilen cevaplar neticesinde davalının 21.07.2000 tarihli “Tutanak” başlıklı belgesinde yer alan “… kazı artığı malzemeleri için… … Belediyesinin döküm yeri olmadığından Büyükşehir Belediyesinin göstermiş olduğu Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ait kesin depo yerine dökülmesi uygun görülmüştür. ” tespiti ile kazı atığı malzemeleri döküm yerinin kesin olarak belirlendiğini, kazı artığı malzemelerinin konut bölgelerine yakın yere dökenin müvekkili şirket olmadığının davalı tarafından da kabul edildiğini belirterek davalının 26.08.2004 tarihli yazısında ileri sürdüğü müvekkili şirkete 93.062.071 TL fazla ödeme yapıldığı iddiası yerinde olmadığından davalının çıkarttığı muarazanın önlenmesine, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, yargılama sırasında 93.062,07 TL paranın davalı tarafından hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle 21.10.2004 tarihinde tahsil edilmiş olduğundan 93.062,07 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVA
Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/769 esas sayılı dosyasında davacı … vekili dava dilekçesinde; davalı firmaya …(…) Teknik Altyapı İnşaatı işinin ihalesi sonucu 17.05.2000 tarihli sözleşme imzalandığını, ihale konusunun iş kalıcı konutlarla ilgili toprak taşıma işi olduğunu, toprak taşıma işine ait maliyetlerin ödenmesi sonrası yapılan işin niteliği ve ödemelere dair yoğun şikayetlerin gündeme gelmesi ile müvekkili banka müfettişlerinin yerinde yapılan tespitler sonucu düzenlenen raporlarda yapılan toprak taşıma işinin maliyetinin çok üstünde yapılan hesaplar sonucu yapılmayan işler için fahiş ödemeler yapıldığı ve kamunun zarara sokulduğunun tespit olunduğunu, kazı atığı malzemelerinin kesin depo yerlerine taşınmadığını, 314.557.858 TL lik fazla ödemenin ortaya çıktığını 26.08.2004 tarihine kadar ana alacağa eklenen 93.062.071 TL banka alacağının faizi ile birlikte ana para alacağı toplamda 659.637.489 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 659.637.489 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın ihale makamı olarak davaya konu …/… Kalıcı Konutlar Teknik Altyapı İnşaat yapım işinin yüklenici firma olarak davacıya verildiğini, afet nedeniyle oluşan acil işlerde milyonlarca metre küp kazı atığı ve nakliyelerine ait maliyetlerde haksız kazanç elde edildiğinin müfettiş incelemeleriyle ortaya çıktığını fazla ödemelerin geri alınmasının gündeme geldiğini, sözleşme ve eki şartnameler gereği kesin depo mahalline kazı atığı malzemelerinin taşınması gerekirken yükleme boşaltma ve şantiye içi nakliye mesafesi kadar nakliye işleminin haricinde taşınmayarak kazı nakli farkından fazla ödeme yapıldığının tespit olunduğunu, sözleşmenin 12 ve sözleşme eki şartnamenin 38. maddesi uyarınca kesin hesap sonucunda yüklenicinin bankaya borçlu çıkması halinde yüklenicinin bankadaki tüm hak ve alacaklarından ve teminatından banka alacağının tutulacağının açık olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
CEVAP
Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/550 esas sayılı dosyasında davalı … Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Banka Kontrol Teşkilatı görevlilerince yeterli inceleme yapılmadan yüklenicilere ödendiğini, ancak toplamında trilyonlara varan ödemelerin sözleşme ve eki şartnamelere aykırı bir biçimde yapıldığı, Banka Teftiş Kurulu Başkanlığının, tahkikat raporunda kesin depoya taşınması gereken kazı artıklarının kalıcı konutların etrafına döküldüğü, bu hususunda taşıma gibi bir faaliyetin yapılmış olduğu anlamına gelmediği, gerçekte taşıma faaliyetine ait imalatların yapılmadığını ancak yapılmış gibi göstererek davacı şirkete haksız kazanç sağlandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
CEVAP
Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/769 esas sayılı dosyasında davalı Erdinç İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sözleşme ve sözleşmenin eklerine uygun olarak işi tamamladığını, yapılan tüm işlerin davalının bünyesinde yöredeki işlerle ilgili olarak oluşturduğu yerinde kontrol sistemi elemanlarınca denetimi yapılmak suretiyle onaylandığını,, müvekkili şirketin işin yapımı esnasında çıkan kazı artığı malzemeyi resmi birimler tarafından gösterilen ve davacı tarafından da kabul edilen yerlere taşıdığını ve bu doğrultuda hak edişlerin gerçekleştiğini, davacı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın işin bitiminden ve kabulünden uzun bir süre geçtikten sonra kazı artığı malzemelerin belirtilen yerlere taşınmadığını iddia ettiğini oysa müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işin yapımı esnasında … ilinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle büyük bir toprak kaybının yaşandığı ve yine tespit edilen yerlere dökülen topraklar üzerine daha sonra park inşaa edilmiş olduğunun davacı tarafından da bilindiğini, işin kabulü ve hak ediş ödemelerinin herhangi bir itirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapıldığını, konut bölgelerine yakın yere dökenin müvekkili şirket olmadığının davalı tarafından da kabul edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/33 ve 2010/212 E. sayılı dosyaları ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/2 E. sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararlar, tespit raporu ve esasa ilişkin bilirkişi asıl ve ek raporlarına özellikle 10/11/2015 tarihli bilirkişi görüşüne göre; taraflar arasında “… (…) Kalıcı Konutları Teknik AltYapı Tesisi İnşaatı” işine ilişkin sözleşme akdedildiği sözleşme gereği işin tamamlandığı gerekçesiyle geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, uyuşmazlığın sözleşmeye konu altyapı inşaatında kazıdan çıkan hafriyatın kesin depo yeri olarak belirlenen yere nakledilip nakledilmediği, nakledilmemiş ise bankanın talep edeceği tutarın ne olabileceği, buna göre davacı şirketin davalı bankadan talep edilen tutar kadar borçlu bulunup bulunmadığı hususların tespitinden kaynaklandığı şirket yetkili temsilcisi ve banka görevlileri hakkında açılan davalardan dolayı yapılan yargılamada sahte belge düzenlendiğine dair varsayımlara dayanan soyut iddia dışında mahkumiyetlerine yeterli delil bulunamaması nedeniyle, yaptırılan tespitler ve bilirkişi incelemeleri değerlendirilerek kimin ne kadar malzeme bıraktığının somut olarak tespit edilememesi, muallak soyut eylemler çerçevesinde iddialar dile getirilmesi, deprem sonrası yaşanan kargaşa sırasında kimin nereye malzeme döktüğünün belirlenememesi ve resmi makamlarca ilgililere belli bir hafriyat döküm depo yeri gösterilmemesi gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği, talimat yoluyla mahallinde keşif yapılarak düzenlenen raporda İller Bankası’nın iddiasını kanıtlar nitelikte bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, … Kalıcı Konutlarının taban malzemesinin dolgu sahalarındaki malzemeler ile benzerlik göstermediğinin bildirildiği, bu durumda da döküm yeri dışındaki başka yerlere döküldüğüne ilişkin yeterli delil bulunmadığı, geçici ve kesin hak edişler ile iş bitim belgesinin aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/550 E. sayılı davanın kabulüne, asıl dava yönünden davanın kabulüne davacının davalıya 314.557,85 YTL borçlu olmadığının tespiti ile 314.557,85 YTL nin 12/03/2004 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/550 E sayılı dava yönünden davanın kabulüne, davacının davalıya 93.062,07 YTL (93.062.071.472 Eski TL) borçlu olmadığının tespiti ile 93.062,07 YTL nin 21/10/2004 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/769 E. sayılı dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada taraflar arasında aktedilen sözleşme ve eki şartnameler gereği taşımakla mükellef olduğu kesin depo mahalline taşınması gereken kazı artığı malzemelerinin taşınmadığını, cüzi bir miktarın taşınmış gibi göstererek, davalının haksız kazanç elde ettiğini, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı nedenle, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda “…(…) Kalıcı Konutları Teknik Altyapı Tesisi İnşaatı” işinden kaynaklanan borçlu olunmadığının tespiti/istirdat ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddeleri ve ilgili diğer mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen “eser” sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. … (…) Kalıcı Konutları Teknik AltYapı Tesisi İnşaatı işine ilişkin sözleşme gereği işin tamamlandığı gerekçesiyle geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, İller Bankasının sözleşmeye konu altyapı inşaatında kazıdan çıkan hafriyatın kesin depo yeri olarak belirlenen yere nakledilmediği, döküm yeri dışındaki başka yerlere döküldüğüne ilişkin yeterli delil bulunmadığı, geçici ve kesin hak edişler ile iş bitim belgesinin aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen 2004/550 esas sayılı dosya davalısı birleşen 2004/769 esas sayılı dosya davacısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.