Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/938 E. 2023/764 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/938
KARAR NO : 2023/764
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında … Kuyucak Enerji Santrali İnşaat İşleri Sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşmenin sonlandırılması için 23/06/2017 tarihinde taraflarca sona erme protokolü düzenlendiğini, anılan protokol kapsamında ifade edilen tüm şartların müvekkili tarafından yerine getirildiğini ancak protokol kapsamında davalının ödemeyi taahhüt ettiği 300.000-TL’yi ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, 23/06/2017 tarihli Sona Erme Protokolü kapsamında taraflar arasında imzalanan … Kuyucak Jeotermal Enerji Santrali İnşaat İşleri Sözleşmesi’nin sona erdiğinin tespitine, müvekkili şirketin protokol kapsamında doğan alacaklarının hesaplanarak dava tarihi itibariyle uygulanacak ticari faiziyle birlikte şimdilik 264.134,58-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sözleşme ve protokoller uyarınca yükümlülüklerini tamamlayamadığını, bu sebeple sona erme protokolünün imzalandığını, protokolde sayılan şartların davacı tarafından eksiksiz olarak yerine getirilmesi tarihi itibariyle sözleşmenin sona ereceğini ve müvekkili şirketin kalan 300.000-TL’lik ödemeyi yapacağının kabul edildiğini, davacı şirketin SGK Nazilli Sosyal Güvenlik Merkezinden alınan belgenin 06/03/2017 tarihinde başlayacak şekilde usulüne uygun olarak alınması ve taraflarına sunulması halinde ödeme yapmaya hazır olduklarını, şantiyede istihdam edilen personelin çalışan haklarına ilişkin kanuni ve akdi hak ve ödemelerinin yüklenici davacı tarafından yapılmadığının tespit edildiğini, ismi geçen bir kısım personelin ve ücretlerinin davacı nam ve hesabına müvekkili tarafından ödendiğini, işçilerden …’ın davacı şirket ile birlikte müvekkili şirkete karşı iş akdinden doğan alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2017/653 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını ve davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede ödenmesi gereken 300.000,00 TL bakımından sona erme protokolü incelendiğinde davalının işçi alacaklarına ilişkin kesinti yapma hakkını saklı tutuğu, mevcutta bir işçi tarafından dava tarihi itibariyle devam eden dava olduğu, diğer işçilerin de alınan ibranamenin dosya kapsamında yer almadığı, sözleşme konusu adreste çalışılmaya başlandığı 2017 yılından dava tarihine kadar henüz işçilik alacakları bakımından zaman aşımı süresinin de dolmadığı anlaşıldığından davalının protokol kapsamında ödemesi gereken bakiye 264.138,58 TL’nin protokol kapsamında muaccel olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 23.06.2017 tarihli sona erme protokolüne göre tüm şartların davacı tarafından yerine getirildiğini, sözleşmenin protokol kapsamında sona erdiğini ve alacağın muaccel hale geldiğini, sona erme protokolünde davalıya depo veya rehin hakkı tanınmadığı, buna rağmen dava dışı 3. kişinin işçilik alacağına ilişkin dava açmasını gerekçe göstererek alacağın muaccel olmadığı yönünde karar verilmesinin yerinde olmadığı, sona erme protokolünde işçilerden ibraname alınması yönünde bir şart bulunmadığı, dosya kapsamında davacının borcu bulunmadığına ilişkin SGK yazısı olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sona erme protokolünde davalı iş sahibinin, yüklenicinin, protokolün imzası ile sözleşmenin sona ermesi arasında geçen süre içinde ortaya çıkabilecek çalışan haklarına ilişkin (ücret, fazla mesai vs.) herhangi bir ödeme ve/veya ilave SGK borcunun çıkması halinde yükleniciye ait söz konusu borçların 300.000 TL tutarında kesinti yapabileceği hükmü düzenlenmiş olup, davacı protokolde öngörülen şartların gerçekleştiğini, kesinti yapılan 300.000 TL’nin ödenmesini talep etmiş ise de gerek dava sırasında işçilik alacaklarına ilişkin taraflar aleyhine açılmış derdest davanın bulunması, gerekse bir kısım işçilerden ibraname alınmaması karşısında ihtilafa konu davalı tarafça işçilik alacaklarına karşı tutulan kesintinin ödenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sona erme protokolünden kaynaklı olarak davacının alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Mahkeme ve istinaf dairesince de belirtildiği üzere, taraflar arasında imzalanan sona erme protokolünde davalı iş sahibinin, yüklenicinin, protokolün imzası ile sözleşmenin sona ermesi arasında geçen süre içinde ortaya çıkabilecek çalışan haklarına ilişkin (ücret, fazla mesai vs) herhangi bir ödeme ve/veya ilave SGK borcunun çıkması halinde yükleniciye ait söz konusu borçların 300.000 TL tutarında kesinti yapabileceği hükmü düzenlenmiş olup, davacı protokolde öngörülen şartların gerçekleştiğini, kesinti yapılan 300.000 TL bedelin ödenmesini talep etmiş ise de dava sırasında işçilik alacaklarına ilişkin taraflar aleyhine açılmış derdest davanın bulunması karşısında ihtilafa konu davalı tarafça işçilik alacaklarına karşı tutulan kesintinin ödenmesi şartlarının oluştuğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacının temyiz sebepleri yerinde değildir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.