Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/940 E. 2023/1556 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/940
KARAR NO : 2023/1556
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 E., 2021/1168 K.
İşletmeleri A.Ş.) vekili Avukat …

İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- Av. … 2- Av. … 3- Av. …

DAVA TARİHİ : 19.08.2014
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İLk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflisten olan alacaklarının tahsili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere icra takibi başlatıldığını, depo kararının yerine getirilmemesi üzerine iflasına karar verildiğini, iflas alacaklısı olarak 12 kayıt numarası ile 23/03/1983/17996 Resmi Gazete’de ilan olunan turizm işletmelerinin bakanlıkla, birbiriyle ve müşteriler ile ilişkileri hakkında yönetmeliğin faturanın ödenmesi başlıklı 14. maddesine göre borç miktarı için %10 faiz ve ana borcun % 5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirileceği belirtildiğinden iflas kararına konu fatura alacakları nedeniyle 4.159,584,82 TL alacak kaydı talebinde bulunulduğu, iflas idaresinin belgelerin yeterli ve açıklayıcı olmaması tevsikinin yapılmaması nedeniyle müvekkilinin alacak talebini reddettiğini, anlatılan nedenlerden dolayı iflas dairesi kararının iptali ile reddedilen 4.159,584,82 TL alacaklarının masaya kayıt kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı iflas idaresi davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.02.2016 tarihli ve 2014/1015 Esas – 2016/48 Karar sayılı kararıyla; davacının, davalıdan alacağı olan 685.142,68 TL ek olarak 22.02.2012 tarihi itibarıyla 1.762,522,13 TL daha faiz tahsil masrafı alacağı bulunduğu hesaplanmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemece yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, kararın onanması üzerine taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunması üzerine kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Davalı müflis şirketin iflas yolu ile takip sonucu borcun ödenmemesi nedeni ile açılan iflas davasında iflasına karar verildiği, iflas davasında depo kararına esas alacağın belirlenmesi için düzenlenen bilirkişi raporunda asıl alacak ve uygulanan faiz oranı ve hesaplanan işlemiş faiz miktarı kesinleşmiş olduğu, kayıt kabul davasında da kesinleşen miktar göz önünde bulundurularak ve ancak iflas tarihine kadar faiz işletilebileceği dikkate alınarak bir karar verilebileceği gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı lehine kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas davasında, depo kararına esas alacağın belirlenmesi için düzenlenen bilirkişi raporunda asıl alacak ve uygulanan faiz oranı ve hesaplanan işlemiş faiz miktarının kesinleşmiş olduğu, kayıt kabul davasında da kesinleşen miktar göz önünde bulundurularak ve ancak iflas tarihine kadar faiz işletilebileceği, bu çerçevede davacının, iflas tarihine kadar olan faiz alacağının da İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/461 Esas sayılı dosyası kapsamında karara bağlandığı, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince, davacının hesaplanacak başkaca alacağının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahekmenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; 23/03/1983/17996 Resmi Gazete’de ilan olunan turizm işletmelerinin bakanlıkla, birbiriyle ve müşteriler ile ilişkileri hakkında yönetmeliğin faturanın ödenmesi başlıklı 14. maddesine göre borç miktarı için %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirilmesi gerektiği, kesinleşen dosyada alacağa işletilen faizin ise avans faizi olduğu, İlk Derece Mahkemesince hesap yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınması gerektiğini, davalı tarafı iflas idare memurlarının temsil ettiğini, ayrıca avukat olmaları nedeni ile vekil sıfatları olmadığından vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davalı müflis şirketin iflas yolu ile takip sonucu borcun ödenmemesi nedeni ile açılan iflas davasında iflasına karar verildiği, iflas davasında depo kararına esas alacağın belirlenmesi için düzenlenen bilirkişi raporunda asıl alacak ve uygulanan faiz oranı ve hesaplanan işlemiş faiz miktarı kesinleşmiş olduğu, kayıt kabul davasında da kesinleşen miktar göz önünde bulundurularak ve ancak iflas tarihine kadar faiz işletilebileceği dikkate alındığında temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.