YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1080
KARAR NO : 2023/1009
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesinleşen mahkeme ilamı gereğince davalıdan olan alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, davalının borcun ödenmediğini ileri sürerek İİK’nın 177 nci maddesinin 4 ncü fıkrası uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, sonrasında yapılan tebligatın da usule aykırı olduğunu, müvekkil şirket açısından iflas sebebi olmadığını, dava konusu icra dosyasına bahse konu borcu karşılayacak kadar mal beyanında bulunduğunu, davanın koşulları oluşmadığımı savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilamlı icra takibine rağmen borcun ödenmediği, borçlu şirket yetkilisinin dinlenmek için çağrıldığı, ancak gelmediği, ilanların yapıldığı ve iflas avansının da yatırıldığı gerekçesiyle ile davalı şirketin İİK’nın 177 nci maddesinin 4 ncü fıkrası uyarınca iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı şirketin yasal cevap süresi dolmamasına rağmen cevap dilekçesinin sunulması ya da yasal cevap süresinin dolması beklenmeksizin tahkikata geçildiğini, müvekkilinin savunma hakkının açıkça kısıtlandığını, müvekkili şirket açısından iflas sebebinin bulunmadığını, dava konusu icra dosyasına borcu karşılayacak kadar mal beyanının yapıldığını, dolayısıyla davacı alacaklının alacağını bu malları haczedip paraya çevirmek suretiyle tahsil etmesinin mümkün olduğunu, dava koşullarının oluşmadığını, ilanların usulüne uygun yapılmadığını, ilanın yapıldığı … Gazetesinin tirajının elli binin üzerinde olmadığını, ayrıca yapılan ilan ile birlikte dava dışı alacaklılara verilen 15 günlük yasal sürenin dolması beklenilmeden iflas kararı verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, davacının icra takibi başlattığı ilama dayalı alacağınının ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK’nın 43 ncü maddesi 2 nci fıkrasına göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebileceği, iflas talebine ilişkin ilanların İİK’nın 166 ncı madde hükmüne uygun olarak yapıldığı, her ne kadar mahkemece ülke genelinde yayımlanan ilanda belirtilen 15 günlük süre bitmeden iflas kararı verilmişse de kararın herhangi bir müdahil tarafından istinaf edilmediği, kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı takibe rağmen davalı alacağının ödenmediği, mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 177 nci maddesi 4 ncü fıkrası gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 177 nci maddesinin 4 ncü fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle iflas talebine ilişkin ilk ilanın 26.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük süre geçtikten sonra iflas kararı verilmesine, istinaf tarihine kadar alacaklılar tarafından herhangi bir müdahale veya itiraz talebinde bulunulmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.