Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/1332 E. 2024/581 K. 12.02.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1332
KARAR NO : 2024/581
KARAR TARİHİ : 12.02.2024

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin borçlu … Mühendislik … Şti’ye karşı alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde ödeme emrinin 13.09.2017 tarihinde borçlu şirketin daimi çalışanına tebliğ edildiğini, ancak şirketin başka borçlarından dolayı icra takibi yapılmış bulunduğundan sıra cetveli hazırlandığını, davalı tarafından başlatılan icra takibinde borçlunun tebligatı bizzat daireye giderek elden tebliğ aldığını ve her türlü sürelerden feragat ettiğini, İİK’nın 20. maddesi gereğince tebligatın ve sürelerden feragatın 3. kişileri bağlamayacağını, bu sebeple müvekkili şirketin başlatmış olduğu icra takibi ve mallarına koydurduğu haczin davalının icra takibinden ve borçlunun mallarına koydurduğu hacizden de daha eski tarihli olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğü tarafından yapılan sıra cetvelinin iptal edilerek yeniden sıra cetveli yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürelerden feragat uygulanmasa dahi müvekkili haczinin kesinleşme tarihinin şikayetçi haczinin kesinleşmesinden önce olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı icra takibinin borçlu tarafından feragatla 11.09.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı icra takip dosyasında 25.09.2017 tarihinde icra takibinin kesinleştiği, İİK 20. madde son cümlenin uygulanması durumunda dahi haczin kesinleşme tarihi (tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre geçse dahi), davalı icra takip dosyasında; davacı şirketin haczinin kesinleşme tarihi olan 25.09.2017 tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirket yetkilisinin elden tebligat almasının ve sürelerden feragatının 3. kişileri bağlamayacağını,bu sebeple müvekkili şirketin başlatmış olduğu icra takibi ve mallarına koydurduğu haczin davalının icra takibinden ve borçlunun mallarına koydurduğu hacizden de daha eski tarihli olduğunu, yerel mahkemece sıra cetveli kararında belirtilen haciz ve kesinleşme tarihleri hususunda davanın esasına girip inceleme yapılmak yerine davayı hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş olmasına rağmen işbu karardan herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin rücu edilmesinin de ayrıca usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından dava dışı borçlu hakkında 130.298,00 TL asıl alacak üzerinden 12.09.2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takip başlatıldığı, takipte 13.09.2017 tarihinde sıra cetveline konu alacağa ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin davalı şirket yetkilisine 13.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, takibin 26.09.2017 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle ihtiyati haczin 26.09.2017 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, davalı alacaklının dava dışı borçlu hakkında 2.029.333,33 TL üzerinden 08.09.2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin dava dışı borçlu şirket yetkilisi tarafından 11.09.2017 tarihinde elden alındığı ve sürelerden feragat edilmekle takibin 11.09.2017 tarihinde kesinleştiği, 18.09.2017 tarihinde sıra cetveline konu alacağa haciz konulduğu, İİK’nın 20. maddesi dikkate alındığında söz konusu haczin 22.09.2017 tarihi itibarı ile 3 kişiler yönünden de geçerli hale geldiği, bu haliyle davalının haczinin davacının haczinden önce olduğundan İcra Müdürlüğü’nce düzenlenen 06.06.2018 tarihli sıra cetvelinde ilk sırada … bu icra dosyası alacaklısı … İnşaat ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin yer almasının hukuka uygun olduğu, her ne kadar işin esası incelenmekle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı ise de istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 142. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.