YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1902
KARAR NO : 2023/2401
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/312 E., 2023/318 K.
DAVA TARİHİ : 06.04.2021
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/397 E., 2022/818 K.
Taraflar arasında tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen ham metallerin içinde yer alan kıymetli madenlerin sözleşme ile öngörülen usullere uygun olarak müvekkili şirkete iade edilmediğini, Tahkim Divanının müvekkili şirketin maruz kaldığı toplam 542.994,12 USD tutarındaki bedelin faiziyle davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek Milletlerarası Ticaret Odasınca (ICC) Ukrayna Ticaret Odası nezdinde teşekkül ettirilmiş Tahkim Divanı tarafından 25.05.2018 tarihinde verilen 272T/2017 numaralı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin müvekkili şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan … tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme kurulmasında ve dolayısıyla tahkim anlaşmasının yapılmasında iradesinin bulunmadığını, tahkim şartının müzakere edilmediğini, müvekkili şirketin esas sözleşmesinde yapılan 10/03/2015 tarihli tadilinde esas sözleşmesinin 16. maddesinin (a) bendine göre yönetim kurulu tarafından oy birliği ile bir karar alınması gerekmesine rağmen, bu yönde alınmış herhangi bir karar bulunmadığını, tahkim kararında şirketi temsil etmek amacıyla düzenlenen 04.01.2018 tarihli vekaletnamenin A Grubu İmza Yetkilisi … tarafından verildiğini, yönetim kurulu kararı olmadığından tahkim sürecinde yetkisiz temsil söz konusu olduğunu, kararının bağlayıcılığını gösterir herhangi bir beyan veya belge bulunmadığını, tenfize konu tahkim kararının Ukrayna hukukuna göre 3 yıl içinde tenfiz edilebileceğine ilişkin davacı beyanının araştırılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan belgelerin içinde sözleşme eklerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkimde dile getirilmeyen ve yargılamanın tüm aşamalarında esas yönünden iddia ve savunmalarını yapan davalının tahkim şartının geçersizliği, sözleşmenin geçersizliği, davalı vekiline verilen vekaletnamenin geçersizliği yönündeki itirazlarının tenfiz aşamasında dinlenemeyeceği, kaldı ki bu iddiaların da çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiği ve objektif iyi niyet kurallarına da uygun olmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince tahkim şartlarının geçerli olduğu, davalının usulüne uygun ve geçerli vekaletname ile tahkim yargılamasını takip ettiği, davaya konu tahkim mahkemesince verilen kararın tenfizine engel bir hususun bulunmadığı ve tenfiz şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Ukrayna Ticaret Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesinin 25.05.2018 karar ve kesinleşme tarihli, 272T/2017 no.lu kararın MÖHUK 34 ncü maddesi uyarınca tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı dilekçesinde tahkim kararının infazının 3 yıl içinde istenebileceği belirtilmekle bu iddiasına ilişkin yasal dayanak gösterilmediğini, bu beyanın incelenmesi talebinin değerlendirilmediğini, davacı tarafça sunulan belgeler içinde eklerinin bulunmadığını, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla sözleşmedeki tahkim şartının geçersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkim davasında dava dilekçesi ve eklerinin, yargılama süresine ilişkin tüm kayıtların davalı tarafa tebliğ edildiği, her iki tarafın birer hakem seçildiği, taraflarca seçilen hakemlerin tahkim heyeti başkanını tayin ettikleri, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulduğu, taraf vekillerinin katılımı ile yargılamanın duruşmalı olarak yapıldığı, tahkim yargılamasında davalının tahkim mahkemesinin yetkisine ve tahkim şartına herhangi bir itirazda bulunmadığı, davalının tahkim yargılamasının tüm aşamalarından haberdar olup ehliyetsizlik ya da tahkim anlaşmasının geçersizliğini ileri sürmediği gibi esas yönünden savunmada bulunmasına karşılık tenfiz yargılamasında ehliyetsizlik ve tahkim anlaşmasının geçersizliğini ileri sürmesinin objektif iyiniyet kurallarına uygun olmadığı, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi olduğunun kabulü gerektiği, tahkim kararın 25.05.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği ve nihai nitelikte olup derhal yerine getirilmesi gerektiği belirtilmekle tahkim kararının kesin olarak karar verildiğini, kararın tenfizi koşulları oluştuğu, İlk derece mahkemesi kararında MÖHUK uyarınca inceleme yapılmış ise de somut dosyada New York Sözleşmesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece hakem kararının “MÖHUK 34. Maddesi uyarınca tanınması ve tenfizine” karar verilmiş ise de MÖHUK 34 üncü maddesinin haksız fiillere ilişkin düzenleme olduğu, tenfiz kararı doğru ise de gerekçe ve hüküm kısmı hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile Ukrayna Ticaret Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi’nin 25/05/2018 tarihli, 272T/2017 sayılı kararının … ve devamı maddeleri ile New York Sözleşmesi uyarınca tenfizine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 60, 61 ve 62 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.