YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2358
KARAR NO : 2023/3084
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/492 E., 2023/796 K.
DAVA TARİHİ : 25.09.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/847 E., 2020/274 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin mali açıdan zor duruma düştüğünü, borca batık durumda olmadıklarını, sunulu proje kapsamında borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek, İİK 287. maddesi gereğince geçici mühlet talebinin kabulü ile müvekkili şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını, devamında İİK’nın 286. vd. maddeleri gereğince konkordato kesin mühlet talebinin kabulü ile neticede İİK. 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yönünden İİK’nın 302/1 maddesinde aranan oy çoğunluğunun sağlanamadığı gerekçesi ile konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar tarihinin 17/07/2020 olduğu, davacı vekilinin, 05/08/2020 tarihinde süre tutum dilekçesi sunduğu, istinaf harçlarını yatırdığı, 15/10/2020 tarihinde ”Karar henüz tebliğ edilememiştir. Uyapta görüldüğü üzere kararda ilgili kişiler yanlış yazılmıştır. Maddi hata düzeltilerek kararın tebliğini talep ederiz” şeklinde beyan dilekçesi sunduğu, mahkemece 15/09/2021 tarihinde ek kararla ilgili kişilere dair maddi hatanın düzeltildiği, davacı vekiline gerekçeli kararın 23/03/2022 tarihinde ek kararın 28/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının gerekçeli istinaf dilekçesini 05/04/2022 tarihinde ibraz ettiği, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih dikkate alındığında, davacı vekilinin gerekçeli istinaf dilekçesini sunması için son süre 04/04/2022 tarihi olmasına rağmen davacı vekili tarafından süresi içerisinde gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi sunulmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 352/1-c maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesine göre elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru tarihinin 05.04.2022 olduğu dikkate alındığında kararın süresinde istinaf edildiği ve istinaf incelemesi yapılması gerektiği anlaşılmış olup kararın bozulması gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato talep eden şirketin borca batık durumda olduğu, 22/01/2020 tarihinde gerçekleştirilen alacaklılar toplantısı ve akabinde takip edilen iltihak sürecinde süresinde ve usulüne uygun ileri sürülen oylar çerçevesinde konkordatoyu kabul eden alacaklıların toplam alacak tutarının İİK md. 302/3-a veya b bendi uyarınca yeterli nisabın sağlanamadığı, bu nedenle İİK md. 305/1-c bendi uyarınca borçlu şirketin konkordato teklifinin yeterli çoğunluk tarafından kabul edilemediği ve konkordatonun tasdiki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; mahkemece, konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin borca batık olması nedeni ile İİK 308/a bendi uyarınca re’sen iflâsına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli ve rehinli alacaklar yönünden mahkemece karar verilmeden toplantı yapıldığını, ipotekli taşınmaz maliklerinin rücu hakkına dayanarak alacak kaydı yaptırabileceğinin dikkate alınmadığı, en büyük alacaklı Finansbank A.Ş.’nin iltihak süresi içerisindeki olumlu oyunun dikkate alınmadığı, şirketin borca batık olmadığı halde hatalı muhasebe hesabı ile borca batık olduğunun yazıldığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konkordatonun tastiki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 305. md vd.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle konkordatonun tastiki için gereken nisabın sağlanamadığı dikkate alındığında usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.