Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/2988 E. 2023/3398 K. 19.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 09:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2988
KARAR NO : 2023/3398
KARAR TARİHİ : 19.10.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/610 E., 2023/5 K.
DAVA TARİHİ : 22.02.2019
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Hasımsız olarak İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konkordatonun tasdikine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım alacaklılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin inşaat taahhüt sektöründe faaliyet gösterdiğini, ancak zaman içinde ekonomik durumlarının bozulduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile 3 aylık geçici mühlet kararı ve sonrasında kesin mühlet kararı verilmesini ve konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarih 2021/1474 Esas 2021/1552 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verilmiş, 25.05.2021 tarihli tashih şerhi ile hüküm bilahare tashih edilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve bir kısım alacaklılar vekilleri ayrı ayrı istinaf yoluna başvurmuştur.

B.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1474 Esas, 2021/1552 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin ve alacaklılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım alacaklılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2 .İlk Derece Mahkemesi kararı, 19.09.2022 tarih, 2022/871 Esas 2022/4222 Karar sayılı ilamla kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adi alacaklılar yönünden gerekli şartların sağlandığından bahisle konkordatonun tasdikine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım alacaklılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rehinli alacaklılar yönünden de konkordatonun tasdik edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.


2. Bir kısım alacaklılar vekilleri temyiz dilekçesinde; mahkemece oylanmayan projeye ilişkin tasdik kararı verildiğini ve konkordatonun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İcra ve İflas Kanununun İİK’nın 286 vd.,

3. Değerlendirme
1.İcra ve İflas Kanununun 285. maddesi ve devamında, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceği hükmü yer almıştır. Bu hüküm doğrultusunda amaç, borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklılara borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Ancak bu hüküm kaleme alınırken kanun koyucu bilinçli olarak konkordatonun tasdikini bazı şartlara bağlamış ve mahkemeye bu şartların varlığını resen değerlendirme görevi yüklemiştir.

2. Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra davacı borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Bu şartlarla birlikte tasdik harcının yatırılması, imtiyazlı alacakların ve mühlet içi borçların da ödenmesi veya teminata bağlanması diğer şartlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

3. Konkordato prosedüründe tasdik aşamasına geçilmeden önce alacaklıların projeyi müzakere etmek üzere bir araya geldikleri bir toplantı yapılır. Bu toplantının yapılmasındaki amaç toplantıya gelen alacaklıları borçlunun teklif ettiği proje hakkında bilgilendirmek; malvarlığı hakkında alacaklıları aydınlatmak ve proje hakkında oylama yapmaktır. Toplantı sonunda bir tutanak tutulur ve projeye onay verenler bu tutanağı imzalar. Muvafakat eden alacaklıların daha sonra bu beyanlarını geri almaları mümkün değildir. Alacaklılar toplantıyı takip eden 7 günlük iltihak süresi içinde proje hakkındaki oylarını bildirebilirler.

Komiser alacaklılar için iltihak süresinin bitiminden itibaren en geç 7 gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, projenin kabul edilip edilmediğine ve tasdikin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporu mahkemeye verir. Bu belgelerle birlikte komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. İİK'nın 302. maddesinin son fıkrasında ilgili belgelerin komiser raporu ile birlikte sunulması zorunlu kılınmıştır.

Somut olayda bakıldığından dava dilekçesinde yer alan projenin şartları, toplantıda oylanan projenin şartları, bozma konusu tashih şerhine konu olan projenin şartları ve nihayetinde bozma sonra hükme konu olan projenin şartları birbirinden farklıdır. Bu halde toplantıda alacaklılar tarafından kabul edilen projenin hangisi olduğu net olmayıp denetime elverişli şekilde ortaya konmamıştır ve kontrol edilebilir durumda değildir.

4.Konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Bu noktada amaç dengeli ve adil bir ödeme planı ortaya konulması, alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle konkordato projesinde alacaklılarca oylanan projenin dışında bir projenin tasdiki ancak bu projenin alacaklıların lehine bir değişiklik içermesi halinde mümkündür. Bunun dışında mahkeme hüküm verirken oylanan projede değişiklik yapamaz. Hal böyle iken mahkemece alacaklıların onayı alınmaksızın aleyhe olacak şekilde karar tarihi olan 05.01.2023 tarihinden itibaren 6 ay ödemesiz dönem belirlenerek tasdik hükmü kurulması dairemizin yerleşik kararlarına ve konkordato kurumunun genel kurallarına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

5-Kabule göre,
Konkordatonun tasdiki için aranan şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Dosyada mübrez komiser raporlarından anlaşıldığı üzere bozma öncesi tespit edilen rayiç değer bilançosuna göre (+) 49.741.148,18 TL özvarlığa sahiptir. Yukarıda bahsedilen projelerin hiçbiri bu denli özvarlığa sahip bir şirket yönünden malvarlığıyla orantılı olma şartlarını sağlamamaktadır. Zira, projeler borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmış, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede faiz öngörülmemiş ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Açıklanan nedenlerle, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.