Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3059 E. 2023/4213 K. 12.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:05


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3059
KARAR NO : 2023/4213
KARAR TARİHİ : 12.12.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/47 E., 2023/127 K.
DAVA TARİHİ : 01.08.2005
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacı asil ... ve davacı vekili Avukat ...’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalının da hissedarlarından olduğu taşınmaz malikleri arasında 01.09.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının diğer taşınmaz maliklerinin hisselerini satın alarak tek başına taşınmaz maliki olduğunu, başta konut ve dükkan olarak yapılması kararlaştırılan binanın, taşınmazın bulunduğu alanın turizm sahası içerisine alınması nedeniyle, 24.07.2001 tarihinde proje değişikliği yapılarak otele dönüştürüldüğünü, en baştaki paylaşımın ise, iki blok halindeki binalardan A blok'un % 50’şer, B blok'un ise tamamen arsa sahiplerinin olacak şekilde olduğunu, müvekkilinin inşaatın finansmanını karşılayamaması nedeniyle davalıdan borç para aldığını, bu şekilde inşaatın tamamlanarak iskan ruhsatının 02.04.2003 tarihinde alındığını, inşaatın otele dönüşmesi nedeniyle daha fazla harcama yapılmak durumunda kaldıklarını, tarafların 14.01.2004 tarihinde aralarındaki alacak borç ilişkileri ve sözleşmenin tadiline ilişkin protokol yaptıklarını, yapının cins değiştirmesi nedeniyle tek bağımsız bölüme dönüştüğünü, protokol ile tarafların paylaşım oranının belirlenmesinin kararlaştırıldığını, bu protokolde, “taşınmaz üzerindeki yapılan binaların tarafların inşaat sözleşmesi ile belirledikleri paylaşım oranları ve ek imalatlarda göz önünde bulundurularak otel olarak işletilen deniz kıyısındaki bina ile arkadaki binanın hisse oranı mahkeme vasıtası ile bilirkişiye tespit ettirilecek ve mahkemenin belirlediği hisse oranında ... ...’a hissesi oranında ferağı verecektir. Mahkemenin tespit ettiği oranından %15 hisse ...’un ...’ta bulunan senetlerine karşılık verilecek senetlerde ... tarafından iade edilecektir” hükümlerinin bulunduğunu, davacının yaptığı ek imalatlara göre taşınmazın %65’ini hak ettiğini ileri sürerek, davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapusunun %65 oranında iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde şimdilik 30.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; resmi şekle uygun ilk sözleşmeyi tadil eden sözleşmenin de aynı şekle tabi olduğunu, otelin taraflarca birlikte kiraya verildiğini, kira bedelinin % 32’sinin davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2012 tarihli ve 2005/257 Esas, 2012/587 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasında 14.01.2004 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin yapıldığı, esasen davalı tarafça ilk yapılan sözleşmedeki şekil şartına uyulmadığı için ikinci sözleşmenin geçersiz olduğu savunulmuşsa da, tarafların bu sözleşme gereğince işlem yaptığı, davalı tarafın sözleşmenin geçersizliğini savunmasının, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının taşınmazdan alması gereken hissenin % 43,54 olacağı, davacının yaptığı fazla imalatlar dikkate alındığında davacının hissesinin % 53’e çıktığı, ilk sözleşmeye göre davacıya hisse verilmesi ile şuan ki durumda hisse verilmesi arasında bağımsız bölümlerin değer farkı dikkate alındığında %3'lük bir fark doğduğu, buna göre davacının taşınmazdan alması gereken hissenin %56 olacağı, taraflar arasında yapılan protokol gereği davacının davalıdan aldığı borçlar nedeniyle bu hissenin %15'ini davalıya vermesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile %41 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 04.04.2013 tarihli 2013/21 E., 2013/2155 K. sayılı ilâmı ile, bilirkişilerin düzenledikleri raporlarında, yapılan inşaat artışından dolayı yüklenicinin hak ettiği arsa payı artış oranını farklı olarak bildirdikleri, mahkemece, bunlardan birisine nedeni de gösterilmeksizin itibar edilerek sonuca gidildiği, soyut olarak bilirkişi raporlarından birisi tercih edilerek hükme varılmasının usule aykırı olduğu, tespit edilecek orandan % 15 hissenin arsa sahibine iade edilecek senetler karşılığında verileceği kararlaştırılmasına rağmen, % 15 oranının tümüyle arsa sahibine devri benimsenmiş gibi hesap yapılmasının hatalı olduğu, konut inşaatının otele dönüştürülmesinden dolayı değer artışı oluşmuşsa bundan tüm tarafların faydalanacağının tabii bulunmasına rağmen, değer artışından sadece arsa sahibi istifade etmiş gibi yüklenici yararına % 3’lük hisse artışı yoluyla pay verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.10.2014 tarihli, 2015/341 E., 2014/554 K. sayılı kararı ile, yapılan ek işler ve binaların değer farkı gözetildiğinde davacının taşınmazdan alması gereken hissenin % 58 oranında olduğu, dosyaya sunulan senetlerin davacıya teslimi karşılığında taşınmazın % 15 'lik hissesinin davalıya verilmesi gerektiği, buna göre davacının taşınmazda hak kazandığı hissenin % 43 oranına tekabül ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, % 43 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu bonoların karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 17.11.2015 tarihli 2015/341 E., 2015/7363 K. sayılı ilamıyla, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile, taraf kabullerine göre açıkça arsa sahibince yapıldığı anlaşılan imalatların yüklenici tarafından yapılmış gibi hesaplanmasının doğru olmadığı, mahkemece anılan hususlarda gerekirse mahallinde keşif ve ilgili belediye ile yazışma yapılarak bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle yeniden yaptırılacak hesap sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.01.2021 tarihli, 2021/1342 E., 2022/2887 K. sayılı kararı ile, davacının taşınmazdan alması gereken hissenin % 47,11 oranında olduğu, dosyaya sunulan senetlerin davacıya teslimi karşılığında taşınmazın % 15'lik hissesinin davalıya verilmesi gerektiği, buna göre davacının taşınmazda hak kazandığı hissenin % 32,11 oranına tekabül ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, % 32,11 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu bonoların karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 26.05.2022 tarihli 2021/1342 E., 2022/2887 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazlarının reddi ile, taraflar arasındaki 14.01.2004 tarihli protokolde, arsa sahibinin yaptığı masraf karşılığının mahkemece tespit edilecek orandan %15 hissenin arsa sahibine iade edilecek senetler karşılığında verileceğinin kararlaştırıldığı, bu %15 oranın mahkemenin tespit ettiği oranın %15'i olması gerekirken tüm arsanın %15'inin arsa sahibine devri benimsenmiş gibi hesap yapılmasının doğru olmadığı, yükleniciye düşen arsa payının %47.11 olup bunun %15’i olan %7.06'nın bu paydan düşülmesi sonucu taşınmazın %40.04'ünün davacıya ait olduğunun kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ile, % 40,04 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu bonoların karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 14.01.2004 tarihli protokolde arsa sahibinin yaptığı imalatların olduğu ve paya dönüştürülmesi gibi bir hükmün mevcut olmadığını, müvekkili yüklenici tarafından yapılan fazla imalatların, arsa sahibi ve yüklenici arasında yarı yarıya düşürülmesi gerektiği gibi mantığı bulunmayan bir yöntemle hesap yapılmasının yanlış olduğunu, davalı arsa sahibinin ek imalat yapmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; protokolde taraflar arasındaki hisse oranları belirlendikten sonra davacıya isabet eden hissenin %15’inin müvekkiline verileceğinin açık olarak yazılı olduğunu, tarafların oteli kiraladıklarını, kira sözleşmesinde hisselerini belirlediklerini, kira sözleşmesine aykırı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı yüklenici hissesinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla taraf vekillerince ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara karşılıklı olarak verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflardan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.