YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3556
KARAR NO : 2023/3421
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/180 E., 2022/148 K.
DAVA TARİHİ : 02.05.2017
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/417 E., 2018/885 K.
Taraflar arasında ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından müvekkillerinin yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiklerinin bildirildiğini, müvekkili … ile davalı kooperatif arasında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/545 Esas sayılı dosyası ile çıkarılma kararının iptali davasının görüldüğünü ve dosyanın halen derdest olduğunu, hakkında daha önce çıkarılma kararı verilen kooperatif üyesi hakkında ikinci kez çıkarılma kararı verildiğini, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının kesin olmadığını, diğer üyelerin de parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacılar hakkında ihraca karar verilmesinin eşitlik ilkesini de ihlal ettiğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun şekilde çekilen ihtarnamelere rağmen borcun yatırılmaması nedeniyle verilen ihraç kararının yasa ve kooperatif ana sözleşmesine uygun olduğunu, ihraç kararından sonra aidat borcunun ödenmesinin yasa gereği olup aksi halde yeniden ihraç kararı verilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her bir davacıya çıkarılan tebligattaki borcun gerçek aidat borcunu yansıttığı, verilen sürelerin ana sözleşme ve yasaya uygun olduğu, verilen sürelerde aidat borçlarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak davacıların ihracına karar verildiği, ihraç kararının ana sözleşme ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eskişehir Ticaret Mahkemesinin 2015/475 esas sayılı dosyasında 29.06.2015 tarihli genel kurul kararlarının iptalinin istendiğini, aynı mahkemenin 2014/629 esas sayılı dosyasında ise 23.06.2014 tarihli genel kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, bu davaların kabulüne karar verilmesi halinde davaya konu yönetim kurulu kararlarının geçerliliğinin kalmayacağını, bekletici mesele yapılması taleplerinin kabul görmediğini, ihraç kararına dayanak oluşturan aidat alacakları için davacılar tarafından ödemeler yapıldığını, ödeme evrakları sunulmasına ve ihraç kararına dayanak dönemlere ilişkin aidat borçları ödenmesine rağmen mahkeme tarafından bildirdikleri icra dosyaları ve ödeme itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak eşitlik ilkesine aykırı davranıldığına dair itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16 ve 27 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 366. maddesi yollaması ile temyizde de uygulanması gereken 344. maddesine göre, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir. Ne var ki, masraf ve harcın süresinde yatırılmaması halinde dosyanın Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmeden Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar).
2. Dosya kapsamında kararı temyiz eden davacıların ayrı ayrı üyeliklerinin bulunduğu, temyiz yoluna başvurusu sırasında tek harçla kararın temyiz edildiği anlaşılması üzerine her bir davacı için ayrı ayrı temyiz harcı yatırılması gerektiği hususunda Dairemizce dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili dilekçesinde yatırılan tek harcın … adına yatırıldığını beyan etmiştir. Davacılar vekili ihtarlı davetiye tebliğinden itibaren kesin süre içerisinde, temyiz yoluna başvurma harcı, temyiz karar harcının ikmal etmediği dosya kapsamıyla sabittir. O halde, gerekli temyiz yoluna başvurma harcı, temyiz karar harcının verilen kesin süre içerisinde tamamlanmadığı anlaşıldığından davacılar …, …, … yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
3. Davacı …’ın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar …, …, …’ın yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı …’ın temyizi yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden …’a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.