YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3613
KARAR NO : 2023/3570
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/835 E., 2023/1098 K.
DAVA TARİHİ : 03.11.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/784 E., 2023/109 K.
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinin genel iflas yoluyla takip olarak devamı talep edildiğini, iflas ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından iflas ödeme emrine itiraz edildiğini, ancak borçlu iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde borcu ödemediğini, bu sebeple borçlunun iflasına karar verilmesi gereği hasıl olduğu, buna göre borçlunun iflası ile iflas kararından önce gerekli muhafaza tedbirlerinin alınması kapsamında borçlunun mallarının defterinin tutulması, depo ve mağazalarının mühürlenmesi, taşınırlarının yediemine teslim edilmesi, tapuya taşınmazlar için devir yasağı şerhi konması gibi önlemlerin alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iflas ödeme emrinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği, bu konuda ödeme emrinin iptali adına Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/382 Esas sayılı dosyası ile şikayet davası açılmış olmakla birlikte söz konusu dosyanın celbinin gerektiğini, öte yandan zamanaşımı definde bulunduklarını öncelikle davanın usulden reddini, davacı her ne kadar mevcut durumda alacaklı gibi görünüyorsa da gerçekte alacaklı olmadığını, hatta müvekkiline borçlu olduğunu, bu konuda davacı şirket yetkilisinin yalan yere yemin suçunu işlediğinden bahisle hakkında iddianame düzenlenmiş ve söz konusu dosya iddianamenin kabulü aşamasında olduğunu, davacının alacağa konu makineleri teslim aldığını, işbu nedenlerle davacının haksız taleplerinin reddi ile yalan yere yemin suçuna ilişkin yürütülen yargılamanın bekletici mesele yapılmasını ve akabinde de davacının haksız davasının reddine karar verilmesini, kötü niyetli olan davacı tarafından açılan işbu davanın öncelikle usulden, bu mümkün olmadığı takdirde de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra emrine konu olan miktarların, takibin iflas yoluyla takipte ödeme emrine konu edilmekle birlikte farklı kalem ve miktarın eklendiği, bu durumda takip yolu değiştirilmiş olsa dahi miktarın değiştirilmemesi gerektiği, takip yolu değiştirilirken miktarın değiştirilmemesi uygulamasına dikkat edilmesi gerektiği, bu şartlarda iflas takibinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı, bu hususun iflas davasının görülebilmesi için bir ön şart niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde belirtilen sebepler ileri sürülerek davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 43. maddesi uyarınca takip yolunun, iflas yolu ile takiple değiştirmesi halinde, takip yolunu değiştirmek isteyen alacaklının başvurusu üzerine icra müdürünün önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun bir ödeme emri düzenleyip borçluya göndermesi gerektiği, ilk takipteki ödeme emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarı ile iflas yoluyla adi takipte düzenlenen 04.07.2022 tarihli ödeme emrindeki tahsili talep edilen alacak miktarının aynı olmadığı nazara alındığında, yeni bir takip konusu olabilecek alacakların eklenmesi suretiyle oluşturulan ödeme emrinin düzenlenerek takip yolunun değiştirilmesi mümkün olmadığın, davalı vekili tarafından sunulan istinaf sebeplerinin ise, davanın esası hakkında hüküm kurulması halinde değerlendirilebileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 156. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.