Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3679 E. 2023/3820 K. 14.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:51
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3679
KARAR NO : 2023/3820
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 05.09.2023
SAYISI : 2023/734 E., 2023/902 K.
DAVA TARİHİ : 17.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/179 E., 2019/516 K.
Taraflar arasındaki asıl davada sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, karşı davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı yönünden davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, 05/09/2023 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz dilekçesi kesinlik sınırı sebebiyle reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.ASIL DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi Güllük mahallesi 1155 ada 11 parselde bulunan taşınmazın tamamının Tepebaşı ilçesi Güllük mahallesi 1155 ada 10 parselde bulunan taşınmazın da 221/294 hissesinin maliki olduğunu, davalı ile müvekkili aralarında Eskişehir 1. Noterliğinin 11/05/2012 tarihli 10641 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesini akdettiğini, hisseli yer bakımından diğer hissedarın katılımı ve onayı olmaksızın iş bu sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 4.maddesi gereği inşaat ruhsatı alım tarihinden itibaren 18 ay olduğunu, arsanın söleşmede kararlaştırılan miktarda bağımsız bölüm inşasına uygun olması için diğer hissedarın sözleşmede taraf olmadığını, esasen bütün paydaşların başvurusu olmadan belediyece inşaat ruhsatı verilmesinin de mümkün olmadığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında düzenlenen Eskişehir 1. Noterliğinin 11/05/2012 tarihli 10641 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşlığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitini, olmadığı takdirde ilgili sözleşmenin haklı sebeplerle ve şartları oluştuğundan feshini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; sözleşmenin ifası aşamasında müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, davacı yanın dava konusu taşınmazlardan 11 no.lu parselin tam hissedarı, 10 no.lu parselin ise hisseli hissedarlarından olduğunu, Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 esas sayılı dosyası ile eski ve yeni hissedarlara karşı dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde giili taksim mevcut olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini, davacının müvekkili şirkete vermiş olduğu hisseli parseldeki hisselerin birleştirilmesi yönündeki edim ve taahhüdünü yerine getirmediğini, bu sürecin 2,5 sene sürdüğünü, bu sürede davacının ceza evinde yatması sebebiyle müvekkilinin davacı ile iletişim sağlayamadığını, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan sorumluluklarını geciktirmesi ve ya ihmalinin söz konusu olmadığını tamamen mağdur taraf olduğunu, davacının art niyetli olarak hisselerin birleştirilmesi yönünden herhangi bir ortaklığın giderilmesi davası açmadığı gibi bu doğrultuda müvekkili şirkete dava açma yetkisi de vermediğini, bu bağlamda açılan davanın reddini istemiştir.
III. KARŞI DAVA
Karşı dava dilekçesinde davacı vekili özetle; Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi Güllük mahallesi 1155 ada 11 parsel tam hisseli olarak davacı adına kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin mağduriyetinin bir nebze giderilebilmesi için 11 no.lu parsel yönünden taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tadil edilerek aynen devamına ve geçerliliğine 10 no.lu hisseli parsel yönünden menfi ve müspet zararların tazmini ve ceza-i şart alacağı yönünden dava açma hakkı saklı kalmak kayı ile sözleşmenin ifa edilememesinde müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmaması sebebi ile müvekkili şirketin arsa için ödediği para, proje bedeli ve yaptığı çalışmalardan dolayı arsada oluşan değer artışı nedeni ile fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL'nin davacı karşı davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini, sözleşmenin 10 parsel no.lu taşınmaz yönünden geçersizliğini, davanın açılmasına davacı yan kusuru nedeni ile sebebiyet verdiğinden ve müvekkili şirketin bir kusurunun da bulunmaması sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
VI. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve tapu kayıtların incelenmesinde davacının Tepebaşı İlçesi Güllük Mahallesi 1155 ada 11 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, 1155 ada 10 parsel sayılı taşınmazda ise paydaş olduğu dava konusu sözleşmede diğer paydaş olan şirketin yer almadığının görüldüğü, davalı karşı davacının beyanlarında diğer şirketin onayını alacağı yönünde davacının kendisini oyaladığı ve tanık ...'nın beyanında dava dışı Oğuzlar şirketinin onayının olmadığı açık olup sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesi zorunlu olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğuna, davalı karşı davacı sözleşmenin ifa edilememesi nedeni ile tazminat talebinde buyunmuşsa da Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin içtihatları uyarınca geçersiz sözleşmeye dayanılarak tazminat talep edilemeyeceğinden aynı zamanda zarar miktarı yönünden davalı karşı davacı belge ibraz edemeyip iddialarını ispatlayamadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda 11 numaralı parselde inşaat yapımına engel bulunmadığının tespit edildiğinin, karşı davanın kısmi ifa imkansızlığına dayandırıldığını, karşı davanın ne gerekçeyle reddedildiğinin açıklanmadığını, taşınmazların tek parçaymış gibi değerlendirildiğini, şufa davasında sonuç alınamayınca 10 parsel yönünden sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmenin kısmen imkansızlığında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, proje bedeli için mühendisler odası asgari ücret tarifesinden alacak tespitinin yapılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşme konusu parsellerin tevhit şartının bulunduğu, tek bina yapılmasının kararlaştırıldığı, paylaşımın buna göre yapıldığı ve davalı-karşı davacının, arsa sahibinin yararına olan iş veya işlem yaptığı kanıtlanamadığı anlaşılmakla davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını temyiz dilekçesinde yinelemiştir.
VIII. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ EK KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi 05/09/2023 tarihli ek kararında "6100 Sayılı HMK'nın 366. maddesinin yollaması ile aynı yasanın 346. maddesi uyarınca; kanuni süre geçtikten sonra veya kesin olan bir karara karşı temyiz talebinde bulunulması halinde kararı veren mahkemece dilekçenin reddine karar verilir.
Dairemizce verilen 11/07/2023 tarih ve 2023/734 E. 2023/902 K. sayılı karar HMK'nun HMK 362/1-a ve 352 maddeleri gereğince kesin olduğundan" gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir.
XI. EK KARARIN TEMYİZİ
Davalı vekili ek kararı temyiz etmiş, ek kararın kaldırılmasını ve esastan ret kararının da bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, karşı davada ise alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Mahkemece 05.09.2023 tarihli ek karar ile hüküm altına alınan dava değeri itibari ile esastan ret kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine dair verilen karar incelendiğinde, asıl davanın kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti olduğu ve davada harca esas değerin taraflarca sözleşmenin değeri olarak kararlaştırılan 163.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiğinden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafındandan kesin olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davalı vekilinin temyizi üzerine hükmün miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine dair verilen 05.09.2023 tarihli ek karar kaldırılarak temyiz incelemesi yapılmıştır.
3.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri re'sen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş, taraflar arasındaki sözleşmenin iki parseli içerdiği ve parseller üzerinde tek bina yapılması kararlaştırıldığı, arsa sahiplerinden Belediyenin sözleşmelerde imzasının olmadığı, parsellerin bölünerek kısmi iptalin söz konusu olamayacağı anlaşıldığından verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması uygun bulunmuştur.
KARAR:
Açıklanan sebeplerle,
(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine yönelik 07.09.2023 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA,
Ek karar yönünden temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Aşağıda gösterilen eksik onama harcının davalı-karşı davacıdan tahsiline,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.