Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3693 E. 2023/3608 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3693
KARAR NO : 2023/3608
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 10.03.2023
SAYISI : 2021/527 E., 2022/1091 K.
DAVA TARİHİ : 30.07.2012
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveli itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 23.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkemesince 10.03.2023 tarihli ek karar ile yüze verilen kararlarda temyiz başvuru sürecinin tefhimden itibaren başladığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.

Ek karar şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Ek kararı temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

HMK’nın 298/3. (HUMK’nın madde 388) maddesi uyarınca hakimin kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK’nın 294/3. (HUMK’nın madde 389) maddesinde öngörülen biçimde oluşturarak tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK’nın 294/4. (HUMK’nın madde 381/son ) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. Yargılama sonunda şikayetin reddine ilişkin kısa karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 15.12.2022 tarihinde tefhim edilmiş ise de, gerekçeli karar daha sonra yazılmış ve şikayetçi vekiline 27.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten itibaren temyiz süresi işlemeye başlamıştır. Zira gerekçeli karar tüm unsurlarıyla tefhim edilmemiştir. İİK’nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması hükmün HMK’nın 298/3 ve 294/3. maddeleri uyarınca yazılıp, tefhimine bağlıdır.

Bu durumda, mahkemenin temyiz süresinin tefhimden başlayacağı ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra verdiği gerekçesinde isabet bulunmadığından, şikayetçi vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 10.03.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 15.12.2022 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçluya ait aracın satıldığını düzenlenen sıra cetvelinde 1.sıradaki müvekkil alacağı ile şikayet olunan SGK alacağı arasında garame yapıldığını, sıra cetvelinin hatalı düzenlendiğini, 6183 sayılı Yasa 69. maddesi gereğince müvekkil haczinin 1. sırada olduğundan müvekkil alacağı ödendikten sonra artan para olması halinde şikayet olunan alacağının ödeneceğini ileri sürerek hatalı sıra cetvelinin iptali ile tüm ihale bedelinin müvekkili vergi dairesine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, 6183 sayılı yasa 21 nci maddesine göre sıra cetvelinin usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 2012/402 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararıyla; 6183 Sayılı Yasa uyarınca; satış bedelinin tamamının ilk haczi yapan kamu kurumu olan davacıya ödenmesi, artan para bulunması halinde diğer kamu alacağına ödeneceği gerekçesiyle davanın kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay ( Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 06.07.2015 tarih ve 2015/966 Esas, 2015/5276 Karar sayılı ilamı ile; itirazın takip hukukuna ilişkin hesaplamaya, yani sıraya yönelik olduğu, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davalı vekilinin görev itirazının reddi ile uyuşmazlığın esasının incelenmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk iki sıradaki alacağın kamu alacağı olduğu, 6183 sayılı Yasanın 69. maddesi gereğince hacze iştirak koşullarının oluşmadığı, özel hukuk alacağı söz konusu olmadığından 6183 sayılı Yasanın 21/1. maddesinin uygulanamayacağı, bu bakımdan 6183 sayılı Yasanın 69. maddesi çerçevesinde öncelikle satış bedelinden ilk haczi koyan şikayet eden idarenin yararlanacağı, sonrasında para kalırsa diğer sıradaki kamu alacaklarına ödeme yapılması gerekeceği, şikayete konu sıra cetvelinin hatalı olduğu gerekçesiyle, şikâyetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk derece mahkemesince verilen 15.12.2022 tarihli karar 15.12.2022 tarihli duruşmada temyiz yoluna başvuran şikayet olunanın yüzüne karşı tefhim edildiğinden istinaf başvurusunun on günlük yasal süreden sonra 09.03.2023 tarihinde yapıldığından, İİY’nin 365/1. maddesi gereğince şikayet olunan vekili istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet olunan vekili temyiz dilekçesinde; 15.12.2022 tarihli karar duruşmasına katılım sağlanmış ise de duruşmada tefhim edilen kısa karar herhangi bir gerekçe içermediği. Bu sebeple istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğ tarihi olan 27.02.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiğini, Nitekim istinaf süresinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 363. maddesi gereğince tefhimle işlemeye başlayabilmesi için gerekçeli kararın tüm unsurlarıyla tefhim edilmesi gerektiğini, duruşma tutanağı incelendiğinde tefhim edilen kararın, gerekçeli kararın unsurlarını taşımadığının açık olduğunu, icra dairesi tarafından yapılan sıra cetvelinin 6183 sayılı Kanunun 21. maddesine uygun düzenlendiğini, Şikayetçi dilekçesinde şikayet olunan taraf olarak … gösterildiğini, bahsi geçen birimin tüzel kişiliği bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun şubesi niteliğinde olduğunu taraf ehliyeti bulunmadığını, dosyanın şikayetçi tarafından takip edilmediğini, bu sebeple işlemden kaldırılması gerekirken şikayetin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelini şikayet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 140 ve devamı maddeleri, 6183 sayılı Yasa 69. maddesi

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet olunan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 10.03.2023 tarihli süre yönünden redde ilişkin ek kararın kaldırılmasına,

Şikayet olunan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Şikayet olunan harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.