Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3697 E. 2023/3825 K. 14.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 02:28


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3697
KARAR NO : 2023/3825
KARAR TARİHİ : 14.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/741 E., 2021/344 K.
DAVA TARİHİ : 05.07.2012
KARAR DÜZELTME
TALEP EDEN : Davalı Vekili ve Asli Müdahil Vekili

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, müdahelenin meni, tazminat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asli müdahil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan 07.04.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın bitirilmediğini ve dairelerin teslim edilmediğini, yapı denetim ücreti ödeme yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, eksik işler olduğuna dair delil tespiti yaptırıldığını, davalının davacılara düşen daireleri danışıklı şekilde sattığını ve kiraya verdiğini ileri sürerek, sözleşmenin ileriye etkili feshi ile yüklenicinin edimine göre devri gereken bağımsız bölümün tespitini, müdahalenin men'ini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 5.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL kira bedelinin ve sözleşmenin feshi nedeniyle 2.000,00 TL müspet zarar ve ayıplı işler bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 658.648,75 TL'ye yükseltmiştir.,

Asli müdahil arsa sahibi vekili, sözleşme süresinde işin bitirilemediğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi ile doğrudan ilgisi bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6. maddesinde projenin onaylanması için geçen sürenin teslim süresine ek süre olarak ekleneceğinin düzenlendiğini, arsa sahibinin oğluna ait mimarlık şirketinin projeyi altı ay geciktirdiğini, yapı denetim firması ücretini davacılar yatırmadığından inşaatın mühürlendiğini, arsa sahiplerinin kusurundan dolayı inşaata devam edilemediğini, müdahil arsa sahibinin açtığı kira tazminatı davasının devam ettiğini, inşaatın tamamlanamamasının arsa sahiplerinden kaynaklı olup halen daha dokuz ay süresi olduğunu, yapı denetim firmasıyla sözleşme yapılması halinde mührün kalkacağını ve inşaatın süresinde tamamlanacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25/12/2013 tarihli ve 2012/895 Esas, 2013/725 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Adana 12. Noterliğinin 07.04.2006 tarih ve 08300 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, davalı müdahalesinin menine, davacıların müspet zarar, ayıplı işler bedeli, gecikme (kira) bedeli ve yüklenicinin edimine göre devri gereken bağımsız bölümlerin belirlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 22.04.2015 tarih, 2014/3973 Esas ve 2015/2836 Karar sayılı ilamında; davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile inşaatın belirlenen seviyesine rağmen davacı tarafça sözleşmenin ileriye etkili feshi istenmiş olup mahkemece davacının talebi dışına çıkılarak sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından mahkemece sözleşmenin ileriye etkili feshi ile eksik ve ayıplı işler bedelinin karşılığı olan arsa payı belirlenerek, şayet daha önce yükleniciye arsa payları devredilmişse, bu bedelin karşılığı olan arsa payının iptali ile arsa sahibi adına tesciline, bu paylar devredilmemişse, arsa sahibi üzerinde bırakılmasına ve sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün davacılar vekili ve asli müdahil yararına bozulmasına, davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin müspet ve menfi zarar istemlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

3. Davalı yüklenici vekili bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş ise de, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 10.11.2016 tarih, 2015/6992 Esas ve 2016/4966 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir.


B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna göre inşaatın gerçekleşme oranının 80,73 olduğu, müteahhide verilmesi gereken daire sayısının 15,82 olacağı, ancak 19,6-15,82=3,78 daire ve 3,78 daireye isabet eden 201,40 arsa payının müteahhide fazla verildiği, 28 numaralı daire davacı ... adına kayıtlı olduğundan bu dairenin 53 payı düşülmek suretiyle ...'ye 4,54 pay, ...'a 95,90 pay, Ulviye Arslan'a 38,84 pay ve ...'a 9,11 pay düşeceği, dava tarihi itibariyle 1 payın rayiç değeri 1.000,00 TL olarak hesaplandığından ve davalıya fazladan devredilen daireler 3. kişilere satıldığından 2,78 dairenin (28 numaralı daire çıkartılmıştır) rayiç değeri olarak ...=4.540,00 TL, ...=95.900,00 TL, Ulviye Arslan=38.800,00 TL, ...=9.110,00 TL'nin davacılara verilmesi gerektiği, davacıların kira alacağı taleplerinin ... için 42.232,00 TL, ... için 28.506,00 TL, ... için 70.387,00 TL hesaplandığı, davacı ...'ın dava dilekçesinde bu yönden talepte bulunmadığı, müdahil ...'ın davaya müdahil olup sözleşmenin iptali talebini açıkladığı ancak bu davacı yönünden kira alacağı talebinin bulunmadığı, somut olayda ileriye etkili fesih şartları oluştuğundan bu talebin kabulüne, ileriye etkili fesih halinde eksik ve ayıplı işlerin talep edilmesi mümkün olmadığından bu taleplerin reddine, müteahhidin inşaatı getirdiği seviye dikkate alınarak fazladan verilen 2,78 daire bedeli (28 nolu daire davacı ... adına tescilli olduğundan bu daire dışlanarak) olan toplam 148.350,00 TL'nin davalıdan alınarak; 4.540,00 TL’sinin davacı ...’ye, 95.900,00 TL’sinin asli müdahil ...’a, 38.800,00 TL’sinin davacı Ulviye Arslan’a, 9.110,00 TL’sinin davacı ...’a verilmesine, kira alacağı taleplerinin ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 41.712,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı ...’ye, 28.155,20 TL’nin davalıdan alınarak davacı Ulviye Arslan’a verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemiz 20/06/2023 tarih ve 2022/447 Esas, 2023/2421 Karar sayılı ilamında; hükmün onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil vekili ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Asli Müdahil vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle ; ... açısından kira tazminatının reddedilmesinin doğru olmadığını, tasfiye hesabı yapılırken m2 hesabının bilirkişi tarafından eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, asli müdahil olan ... açısından bedel iadesine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kira talep edilen bağımsız bölümlerin sözleşme teslim süresi içerisinde satış gördüğünü, satış tarihini aşacak şekilde yapılan hesaplamanın ve bu bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, ayıplı işler giderim bedeli, müspet zarar tazmini ve gecikme tazminatı istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ncı maddesi.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 65 nci maddesi,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125 nci maddesi ile 470 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan karar ile gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı, asli müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda sayılan sebepler dışındaki sair karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin karar düzeltme talepleri yönünden;
Dosya kapsamına göre mahkeme tarafından sözleşmenin ileriye etkili olarak feshedildiği bozma ilamı ile kesinleşmiş olup, tasfiye hükümleri dikkate alınarak tarafların talebine göre değerlendirme yapılması gerekir. Bu kapsamda asli müdahilin müdahale dilekçesi incelendiğinde, sadece sözleşmenin iptalini talep ettiği anlaşıldığından, taleple bağlı kalınarak sadece fesih hükmü açısından kabul kararı verilip, bedel iadesine karar verilmemesi gerekirken bedele ilişkin asli müdahil lehine hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Diğer taraftan arsa sahibi Ülviye yönünden yapılan incelemede, Ülviye'nin mülkiyetinde olan 16 numaralı bağımsız bölümü sözleşme teslim tarihinden önce satmış olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından satış tarihine kadar gecikme tazminatı hesaplanması gerekirken dava tarihine kadar gecikme tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekirken bu hususlar gözden kaçırılarak onama kararı verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Dairemizin 20/06/2023 tarih, 2022/447 Esas ve 2023/2421 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asli müdahil vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,

Davalı vekilinin sair karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 20/06/2023 tarih, 2022/447 Esas ve 2023/2421 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün BOZULMASINA,

Temyiz ve tashihi karar peşin harçlarının davalıya geri verilmesine,

Alınması gereken karar düzeltme harcı asli müdahil tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına ve takdiren 2.205,00 TL. para cezasının asli müdahilden alınarak Hazineye irad olarak kaydedilmesine,

14/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.