Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3777 E. 2023/4026 K. 30.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 12:19
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3777
KARAR NO : 2023/4026
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/904 E., 2023/742 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalı ve dahili davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacılar vekilinin davadan feragat etmesi sebebiyle, İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi sebebiyle davalı ve dahili davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici İnanlar İnş. A.Ş. ile imzaladıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini ve davalı üzerindeki taşınmaz tapu hisselerinin iptaliyle adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davaya dahil edilen haciz ve ipotek sahibi 3. kişiler de davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, tapu paylarının iptaline davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ve bir kısım davalılar vekilleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinin haksız olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin HMK 307. Maddesi gereğince davadan feragat ettiklerini mahkemeye verdikleri dilekçelerle bildirdikleri anlaşıldığından, yerel mahkemenin kararı kaldırılarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı TEİAŞ vekili İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin kendi lehlerine vekalet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Temyiz eden diğer dahili davalılar temyiz istemlerinden vazgeçmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası sırasında yüklenicinin temerrüdü sebebiyle sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshi, devredilen taşınmazların takyidatlardan ari olarak adlarına tescili istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacılar vekili HMK 307. maddesi gereğince davadan feragat ettiklerini, istinaf yargılaması sırasında mahkemeye bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bölge Adliye Mahkemesi feragat istemi, istinaf kanun yolu incelemesi sırasında vuku bulduğundan, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın feragat sebebiyle reddine, bu nedenle de dahili davalıların istinaf talepleri hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bir kısım dahili davalılar bu kararı temyiz etmiş, bilahare temyiz istemlerinden vazgeçmişlerdir. Dahili davalı TEİAŞ vekili ise İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kendi lehlerine vekalet ücreti hükmetmemesinin hatalı olduğunu, kararın bu yönden bozulmasını talep etmiştir. Sözleşme konusu olan ve tapu iptali tescili talep edilen bağımsız bölümler üzerindeki haciz ve takyidatların lehdarları ile davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, kural olarak haciz ve takyidatların lehdarlarına karşı ayrı dava açılıp bu davaların birleştirilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Ancak haciz takyidatların lehtarları hakkında ayrı dava açılarak birleştirilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davaların birlikte görülmesi gerekirken, dahili dava yoluyla davaya dahil edildikleri anlaşılmaktadır. Usul hukukumuzda dahili dava diye bir hukuk müessesesi bulunmadığından haciz ve takyidatların lehdarları yönünden taraf teşkili sağlandığından söz edilemez. Bu nedenle dahili davalıların taraf sıfatları da bulunmadığından, davacıların davadan feragati nedeniyle, haciz ve takyidatların lehdarları lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371, 307, 311 inci maddeleri, ...
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.