Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3884 E. 2023/3901 K. 27.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 22:07
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3884
KARAR NO : 2023/3901
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (İlk Derece)
SAYISI : 2022/5 E., 2022/7 K.
DAVA TARİHİ : 21.12.2015
HÜKÜM/KARAR : Dava ret
Taraflar arasında hakem kararının iptali davasından dolayı İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 02.07.2014 tarihli yeminli mali müşavirlik denetim ve tasdik sözleşmesinin 30.06.2015 tarihinde sona erdiği, yeni dönem için sözleşme imzalanmadığı halde müşavir tarafından 10.07.2015 tarihli yeni sözleşmenin tek taraflı imzalanarak şirkete gönderildiğini, 04.08.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmenin Haziran 2015 itibariyle feshedildiğini, uyuşmazlığın çözümü için hakem heyetine başvurulduğunu, başvurudan itibaren 1 ay içinde hakem kurulu oluşturulmadığından tahkim şartının hükümsüz kaldığını, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilemeyeceğini, tebliğe göre her yıl için yeni sözleşme yapılması zorunluluğu bulunduğunu, buna göre sözleşmenin 8 nci maddesinin geçersiz olduğunu, yine maddede gelecek yılın ücretinin ilk ay karara bağlanacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında ücrete ilişkin karar alınmadığını, müşavirin sonraki dönem için geçersiz kalan sözleşmeye dayalı talepte bulunamayacağını, sözleşmenin 3.2 maddesinin sözleşme dönemi içindeki hizmetleri kapsayan bir madde olduğunu, sözleşmenin feshedildiği tespit edildiğine göre 3.2 maddeye göre ceza verilemeyeceğini, sözleşmenin 5.2 maddeye göre sözlemenin feshedilmesinin mali tabloların müşavir tarafından verilmesine engel olmadığını, her yıl sözleşme yapılması zorunluluğu karşısında sözleşmenin 5.2 maddesinin hükmünün bulunmadığını, matbu olarak düzenlenen sözleşmenin mükellefin kendi iradesiyle değil zarureten imzalandığından mükellef için bağlayıcı olmadığını, yargılama gideri hangi ölçüte göre nereye yapıldığının belirtilmediğini, itiraz süresinin hatalı gösterildiğini, HMK'nın 416 ncı maddesinin ihlal edildiğini, hakem heyeti kararının mevzuata aykırı kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürerek Hakem Kurulu'nun 23.11.2015 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında “Yeminli Mavi Müşavirlik Denetim Sözleşmesi” imzalandığını, 02.07.2014 tarihli sözleşmenin sona erme tarihinin 30.06.2015 olduğunu, 01.07.2015 tarihinden başlayan yeni dönemde sözleşmenin uzamasını istemeyen davacının en geç 31.05.2015 tarihinde ulaşacak şekilde fesih bildirimi yapması gerekirken bunu yapmadığından sözleşmenin 1 yıl daha uzadığını, heyetin oluşum biçiminin usul ve yasaya uygun olduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Sıfatıyla yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem yargılamasına başvuran davacı tarafın tüm iddialarının ileri sürüldüğü, hakem heyetinin sözleşme hükümlerine göre belirlendiği, yapılan inceleme sonucunda karar verildiği, hakem heyeti kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu ve kararın kamu düzenine aykırı olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartı kapsamında bulunduğu, tahkim süresinin uygun olduğu, hakem heyetinin sözleşme kapsamındaki yetkisi dışında kalan bir konuda karar vermediği, yargılamada tarafların eşitliği, hukuki dinlenilme hakkı ve çelişkili davranma yasağının ihlal edilmediği, hakem heyetinin takdirine ilişkin hususların iptal davasında incelenemeyeceği, hakem heyetinin yetkisini aşmadığı, hakem heyetince gerekçesi açıklanmak suretiyle talebin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarına ek olarak hakemin birden fazla kişiden oluşması hâlinde en az birinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olmasının şart olduğunu, hakem kurulunun oluşumunun kanunun emredici hükmüne aykırı olduğunu, eski sözleşme sona erdiğinden yeni dönem için kanunen sona ermiş eski sözleşme hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371, 439 ncu maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla gördükleri hakem kararının iptali kararının bozulması 6100 sayılı Kanunun 439 ncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bu maddede yer alan iptal sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. HMK’nın 439. maddesinde yer alan iptal sebepleriyle sınırlı yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.