Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/3965 E. 2023/4124 K. 07.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3965
KARAR NO : 2023/4124
KARAR TARİHİ : 07.12.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/687 E., 2023/682 K.


Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın müdahale talep edenler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:




I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirket çalışanı olduğunu işçilik alacaklarının tahsili için iflas yolu ile adi takip yaptıklarını, takiplerin kesinleştiğini, ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket cevap vermemiştir.

Müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili; müvekkillerin iflası istenilen şirketten işçilik alacakları bulunduğunu, müvekkillerin davalı şirketten işçilik hak ve alacakları ve bu alacaklara dair açmış oldukları davaların derdest olduğunu, İflas taleplerinin gerçek ya da hileli olup olmadığı, şartları bulunup bulunmadığı hususlarında şüpheler bulunduğu gibi var olmayan nedenlerle iflas kararı verilmesi halinde müvekkillerin alacaklarının akim kalması ve zarara uğramaları ihtimali bulunduğunu, bu nedenle müvekkillerin davaya müdahalelerinde, beyan ve delil ibrazında hukuki yararı mevcut olduğunu, müvekkilin müdahilliğine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; borçlu aleyhine yapılan iflas takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği takibin kesinleştiği, İİK 158 gereğince depo emrine esas borcun hesaplandığı borçluya tebliğ edildiği, tebliğden itibaren 7 günlük süre içinde borcun ödenmemesi veya mahkememiz veznesine depo edilmemesi halinde İİK 158. maddesi uyarınca ilk duruşmada iflasına karar verileceği hususunda ihtar yapıldığı davalı tarafından borcun ödendiğine veya depo edildiğine dair bilgi veya beyan sunulmadığı, iflası istenen borçlunun diğer alacaklıları tarafından süresinde müdahale veya itirazda bulunarak borçlunun iflasını gerektiren bir hal bulunmadığının iddia ve ispat edilmemiş olması da nazara alınarak İİK 158. madde gereği davalının iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahale talep edenler ... ve diğerleri vekil istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin tek ortağı ve müdürü Hayati Ulutürk’ün 14.07.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin tek ortağı ve temsilcisinin davadan önce vefat etmesi nedeniyle şirketin temsilden yoksun olduğunu, 03.03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilanda açıkça görüldüğü üzere, şirket hissedarlarının tüm paylarını Hayati Ulutürk'e devrettiklerini, şirketin aleyhine iflas yolu ile takibin başlatıldığı 06.10.2021 tarihinde ve iflas davasının açıldığı 01.11.2021 tarihinde temsilden yoksun olduğu, temsilden yoksun olan şirket hakkında verilen kararın eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, limited şirketlerde tek ortak, aynı zamanda tek müdür olup temsile yetkili başka kimse olmadığı da göz önüne alınarak Hayati Ulutürk'ün vefatından sonra şirketin sona ermediği fakat mirasçıları tarafından yapılması gereken işlemler olduğu fakat bunların hiçbirinin yapılmadığının izahtan vareste olduğunu, müvekkillerinin iflası istenilen şirketten işçilik alacakları bulunduğunu, müvekkillerin müdahalelerinde, beyan ve delil ibrazında hukuki yararı bulunduğunu mahkemece müdahale talebinin reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK'nın 158/1 maddesi "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler." hükmünü içerdiği, iflas talepli olarak davanın açıldığı hususunun 16.12.2021 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ve 30.12.2021 tarihinde Türkiye Gazetesinde ilan edildiği, yapılan ilanda, alacaklıların ilan tarihinden onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürebilecekleri, duruşmanın yapılacağı gün ve saatin belirtildiği, İstinafa başvuran müdahale talep edenler ... ve diğerleri vekilinin süresinde davaya müdahale talebinde bulunulmadığından mahkemece müdahale talebinin reddedildiği, bu durumda istinafa başvuran müdahale talebinde bulunanlar ... ve diğerleri vekilinin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Müdahale talep eden ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 155 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup müdahale talep edenler ... ve diğerleri vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.