Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/4193 E. 2023/4103 K. 06.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:13


YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4193
KARAR NO : 2023/4103
KARAR TARİHİ : 06.12.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/189 E., 2023/281 K.


Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 24/05/2023 tarihli ve 2022/1192 Esas, 2023/1993 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;

24/05/2023 tarihli ve 2022/1192 Esas, 2023/1993 Karar sayılı bozma kararına direnilmişse de, Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
06/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı taraf, aralarında bulunan 24.08.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kararlaştırılan miktardan fazla daire yapıldığını belirterek fazla yapılan dairelerin bedelinden payına düşen kısmının tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde imar tadilatı gibi nedenlerle fazla inşaat yapılması durumunda fazla yapılan kısmın taraflar arasında eşit olarak paylaştırılacağı kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla davacının talebi sözleşmeye dayanmaktadır. Taraflar arasındaki APKİS eser sözleşmesi niteliğinde olup TBK’nın 147/1-6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabiidir. TBK’nın 149/1 maddesi gereğince zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla başlar. Dairemizin yerleşik uygulamasıda APKIS’de dairelerin (taşınmazların) kullanıma uygun olarak fiilen teslimi veya hukuken teslim olan iskan belgesinin (Yapı Kullanma İzin Belgesinin) alınması ile zamanaşımı süresinin başlayacağı yönündedir. Burada ileri sürülecek talepler yönünden, diğer bir değişle, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden taşınmazların mülkiyetinin durumunun bir önemi bulunmamaktadır.
Davaya konu olayda da yapı kullanma izin belgesinin 15.10.2012 tarihinde düzenlendiği, iskan belgesinin düzenlendiği tarihte dairelerin kullanıma uygun olmadığına dair bir iddia bulunmadığı, tam aksine üç yıl önce fiilen teslimin yapıldığının ileri sürüldüğü, iş bu davanın 16.09.2019 tarihinde açıldığı, iskan tarihi olan 15.10.2012 tarihi ile dava tarihi 16.09.2019 arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının usulüne uygun olarak süresinde zamanaşımını ileri sürdüğü ve ilk derece mahkemesinin de zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verdiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında, kararın onanması gerektiği düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.