YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/811
KARAR NO : 2023/1162
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.11.2019 tarihli, 2016/6314 E., 2019/4710 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sistem kullanım anlaşması bulunduğunu, davalının anılan anlaşmaya aykırı olarak 2005-2009 yıllarına ait müvekkiline bağlı santrallerin anlaşmadaki güç değerlerini aştığı gerekçesi ile 28.04.2010 ve 16.02.2011 tarihli ceza faturaları düzenlediğini, faturaların iptali için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, 1.373.879,01 TL ödenmesinin istenildiğini, ödenmesi istenen miktarın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya 1.373.879,01 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin usul ve yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli 2014/421 Esas, 2015/679 Karar sayılı kararı ile, dava konusu ceza faturalarının sistem kullanım anlaşmasındaki güç değerlerinin aşılması nedeniyle 28.04.2010 ve 16.12.2011 tarihli olarak düzenlendiği, cezanın dönem itibariyle 2005-2009 yıllarına ilişkin olduğu, sözleşmenin 10. maddesine göre davalının tespit ettiği ihlal konusunda davacıyı uyarması gerektiği, uyarıda belirtilen sürede sona erdirilmezse ceza faturası düzenlenmesi gerektiği dolayısıyla uyarı yapılmadan düzenlenen ceza faturalarının anlaşmaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 13.11.2019 tarihli, 2016/6314 E., 2019/4710 K. sayılı kararı ile dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle temyiz kapsamı ve nedenlerine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; idari yargı olduğundan kararın bozulması gerektiğini, karar düzeltme sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması uyarınca davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafça ödenmeyen ceza faturalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanunun 440 ncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 02/12/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanuna Ek madde 3 ile “8 nci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
3. Bu bağlamda, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlanmıştır. Yargı yoluna ilişkin bu değişiklik usul hükmü niteliğinde olup derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” dava şartı olup karar kesinleşinceye kadar tüm yargılama aşamalarında re’sen dikkate alınması gerekir.
Davaya konu olayda da İlk Derece Mahkemesi kararı onandıktan sonra yargı yoluna ilişkin kanun değişikliği olduğu ve idari yargı yolu caiz hale geldiğinden karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Karar düzeltme talebinin KABULÜNE,
Dairemizin 13.11.2019 tarihli, 2016/6314 E., 2019/4710 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin ve karar düzeltme harcının talep halinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.