Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/978 E. 2023/1020 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/978
KARAR NO : 2023/1020
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne

Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken mali mükellefiyetlerini yerine getirmediği iddiası ile üyelikten çıkartıldığını, müvekkilinin kooperatife borcu olmadığını aksi düşünülse bile uyarı yazılarının davacıya ulaşmadığını ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.07.2013 tarih ve 2012/198 E., 2013/201 K. Sayılı kararı ile davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi’nin 30.01.2014 tarih ve 2013/8043 E., 2014/589 K. Sayılı ilamı ile geçersiz tebligata rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemenin Direnme Kararı
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih ve 2014/776 E., 2014/165 K. Sayılı kararı ile ihraç kararı tebliğinin usulüne uygun olduğu, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2022 tarih ve 2022/(23)6-126 E., 2022/160 K. Sayılı ilamı ile muhatabın gösterilen adreste geçici ve kısa süreli bulunmama sebebinin kimden soruşturulduğu konusunda bir belirleme bulunmadığından yapılan tebliğin Tebligat Kanununun 21/1 ve Yönetmeliğin 30/1 inci maddesine uygun yapıldığının kabulü mümkün olmadığı halde mahkemece tebliğ işleminin usulüne uygun kabul edilmesi ve davacının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde geçersiz tebligata dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkeme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında ihraç kararına dayanak olan ve iptal davası süresinin başlaması için gerekli ihtarnamelere ilişkin tebliğin Tebligat Kanununun 21/1 ve Yönetmeliğin 30/1 nci maddesine aykırı ve usulsüz olduğunun tespit edildiği, mevzuat hükümlerine uygun yapılmayan usulsüz tebliğe dayanılarak davacının davalı kooperatiften çıkarma kararı alınmasının yerinde olmadığı, bu nedenlerle davalının süresinde dava açılmadığı itirazının dinlenmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kooperatifin tebligat çıkardığı adresi fiilen benimsediğini, adres değişikliği ile ilgili bildirimde bulunmadığını, tebligatın usulüne uygun yapıldığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, huzurdaki davada davacının vekili olan şahsın da aynı şekilde dava açtığını ve reddedildiğini, davacının 10 -20 sene kooperatif ile ilişki kurmadığı gerekli adres değişikliğini bildirmediği gibi aidat yatırmadığını, talebin Medeni Kanunun 2 nci maddesindeki iyi niyet kurallarına uygun olmadığı, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16 ve 27 nci maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Kooperatifler Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca ihraç kararının tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. İptal davası süresinin başlaması için, kararın ortağa usulüne uygun tebliği zorunludur. Somut olayda ihraç kararının tebliği usulüne uygun olmadığı Hukuk Genel Kurulu bozma kararında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu halde ihraç kararının iptaline ilişkin davanın süresinde olduğu tespiti usul ve yasaya uygundur.

2. Kooperatifler Kanununun 27 ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14 üncü maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup bu tür davalarda mahkemece öncelikle aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği tespit edilmelidir. İhraç kararına dayanak ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği dosya kapsamından anlaşıldığına göre davalı tarafın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.