YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12343
KARAR NO : 2014/2994
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/9.maddesine aykırılıktan … hakkında 887.859,38 Türk lirası idari para cezası uyglanmasına dair, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/10/2011 tarihli ve 2011/3220-3103 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin, Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/03/2012 tarihli ve 2011/935 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2012 tarihli ve 2012/279 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03/07/2013 gün ve 43235 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2013 gün ve KYB. 2013/243402 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Akın Plastik Boru San. Tic. A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olan muteriz hakkında, dahilde işleme izin belgesi kapsamında Kayseri Gümrük Müdürlüğünce tescilli 07/08/2001 ve 03/09/2001 tarihleri arasında ve İM 2020, 2045, 2049, 2077, 2268 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi mutheviyatı eşyanın, dahilde işlenip yurt dışı edilmediği veya şirket bünyesinde halen mevcut olduğuna dair Gümrük Müdürlüğüne ve ilgili birimlere bir belge sunulmadığından bahisle idari yaptırım kararı düzenlenmiş ise de, adı geçen şirket tarafından Kayseri Gümrük Müdürlüğüne verilen 15/08/2011 tarihli dilekçede, söz konusu ürünlerin firma depolarında mamul, yarı mamul ve hammadde olarak sürekli bulunduğunun bildirilmesi karşısında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19/01/2010 tarihli ve 2007/12413 esas, 2010/171 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, eşyanın akıbeti belirlenerek yurtdışı edilip edilmediği açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uyglamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnameye dayanan kanun yararına bozma isteminin anılan nedenle REDDİNE, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.