YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12560
KARAR NO : 2019/6360
KARAR TARİHİ : 12.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanıkların temyiz istemlerine göre yapılan incelemede;
Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında sanık …’nin isminin sehven… olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Suç konusu 2.440 karton sigaranın miktarı gözetildiğinde, sanıklar hakkındaki hapis cezasının, alt sınırının üstünde hakça oranda tayini gerekirken asgari hadden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi hesabı sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, alt soyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Sanıkların mahkum olduğu hapis cezasından dolayı hak yoksunluklarına hükmedildiği halde, kısa süreli olmayan hapis cezasının kısa süreli olduğundan bahisle hak yoksunluklarına hükmedilmeyerek karışıklığa yol açılması,
4. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükmün gün adli para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin 2. bendinde bulunan “gün karşılığı” ifadesinden önce gelmek üzere “TCK’nun 52/2. madde ve fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi,
2. Hükümden (6) numaralı bentlerin kaldırılarak TCK’nun 51. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinden sonra gelecek şekilde “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ibaresinin eklenmesi,
3. Hükümden “Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesi gereği TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” ifadelerinin çıkarılmasına,
4. Hükmün müsadereye ilişkin bendinde “TCK 54/1” ibaresinin “TCK’nun 54/4.” olarak değiştirilmesi ile bu ibareden önce gelmek üzere 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Nakil aracının iadesiyle ilgili temyiz incelemesinde ise;
Sanık …’nin aracı malen sorumlu …’dan satın aldığını ve malen sorumlunun da aracın sanık tarafından haricen satın alındığını belirtmesi karşısında, aracın sanığa ait olduğu anlaşılmakla ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK’nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı dikkate alınarak dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.