YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12716
KARAR NO : 2019/18086
KARAR TARİHİ : 25.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun kapsamında kalacağı cihetle; 11/07/2012 tarihli olay tutanağına göre sanığın, Kıbrıs- Ercan havalimanından İstanbul- Sabiha Gökçen havalimanına inen uçağın yolcularından sanık …’ın durumunun şüpheli görülmesi üzerine fiziki takibe alınan sanığın İETT otobüs duraklarında beklediği sırada yapılan aramada sanığa ait çanta ve valizlerde 50 paket tütün, 500 paket püronun ele geçirildiği olayda, sanığa atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesi kapsamında kaldığı ve sanığın anılan hükme göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 4733 sayılı Yasaya muhalefetten mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11/07/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 30/10/2010 olduğu,
Dairemizin 23/03/2016 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/527 Esas, 2012/113 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 12/08/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/09/2012 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak incelenmesi, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışıldıktan sonra kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün mahsubu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4)Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması
5)Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 25.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.