YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13227
KARAR NO : 2019/27682
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yurda getirdiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı olayda, tüm dosya içeriğine göre sanığın belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yaptığı, ele geçen ve yolcu beraberi statüsünde getirilen eşyanın ticari mahiyette bulunmadığı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince gümrük idarelerince gümrük vergisinin alınmasını gerektirir yaptırıma tabi bulunduğu gözetilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyeti ile dava konusu içkilerin 11/04/2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasanın 12. maddesi ile değişik 4458 sayılı Yasanın 235. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Gümrük İdaresi’ne gönderilmesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1. 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesinin, aynı maddenin 1. fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanığın eylemine ilişkin olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinin sanık lehine hüküm içermemesi nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve talimat mahkemesindeki savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve talimat ekinde KEMT varakası bulunmadığından kamu zararından haberdar olmayan sanığa, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken “kamu zararının giderilmediği” şeklindeki hatalı ve başka gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. Dava konusu kaçak içkilerin 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olan TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.