YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13295
KARAR NO : 2019/19154
KARAR TARİHİ : 26.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanığın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede ise ;
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3. Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 08.05.2012 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükümden TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması yerine, “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
2. Hüküm fıkrasından “Katılan Cilvegözü Gümrük Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 1.320,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ifadesinin çıkarılması,
3. Dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine “Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 08.05.2012 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5/1. maddesi uyarınca müsaderesine” bendinin eklenmesi ile sair kısımların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.