YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15637
KARAR NO : 2019/31952
KARAR TARİHİ : 27.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliğine göre, sanığın eylemine uyan 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 31/10/2010, iddianame düzenleme tarihinin 24/12/2010 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/24688 Esas sayılı, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/7 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16/10/2011, iddianame düzenleme tarihinin 24/12/2010 olduğu,
Temyiz edilmeksizin kesinleşen Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/10 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 20/10/2010, iddianame düzenleme tarihinin 24/12/2010 olduğu,
Temyiz edilmeksizin kesinleşen Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/6 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 22/10/2010, iddianame düzenleme tarihinin 24/12/2010 olduğu,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından aynı gün incelenen dosyaların birleştirilmesi yine sanık hakkında kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen birden fazla dosya olduğundan 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulması, ardından kesinleşen dosyaların kanun yararına bozulması halinde bu dosyaların da birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.