YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16042
KARAR NO : 2019/30966
KARAR TARİHİ : 02.05.2019
MAHKEMESİ : Bursa 2. Çocuk Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 06/12/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazı üzerine Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/38 D.İş numaralı red kararı ile 11/01/2012 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında suça sürüklenen çocuğun 15/07/2013 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/331 Esas 2013/346 Karar sayılı ilamı ile hakkında verilen 5 yıl hapis ve 1500-TL adli para cezasının temyizden feragatle 08/10/2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06/12/2011 tarihli hükme yönelik TAPDK’nın itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun 15/07/2013 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de;
Hükmün inceleme tarihinde zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun savunmasının 05/09/2011 tarihinde alındığı, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınmasından sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı, temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 66/2 ve 5271 CMUK’nun 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 02.05.2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, suça sürüklenen çocuk savunmanı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.12.2011 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden 11.01.2012 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.12.2011 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 11.12.2013 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, suça sürüklenen çocuk savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 06.12.2011 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 11.12.2013 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 02.05.2019