Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/16448 E. 2019/31791 K. 21.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16448
KARAR NO : 2019/31791
KARAR TARİHİ : 21.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat; sanık … hakkında hükümlülük, erteleme, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık …’nun temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
Dosya kapsamından, dava konusu içkiler üzerindeki bandrollerin “kayıp bandrol”lerden olduğu, sanık …’nun suça konu şarapları kapalı koliler içerisinde aynı zamanda akrabalarına ait olan …’tan aldığını beyan ettiği, bu alıma ilişkin fatura suretlerinin dosya içerisinde mevcut olduğu, 21.02.2012 tarihli tutanakta ise üretici firma yetkilisi …’nun suça konu el konulan ürünlerin kendi işletmesinde üretildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, suça konu eşyalara ilişkin ibraz edilen faturalar yönünden, fatura düzenleyici olarak gözüken iş yeri temsilcisinin beyanına başvurulup, sözü edilen şarapların kendileri tarafından satılıp satılmadığının sorulması, faturaların satıcı konumunda olan iş yeri ile sanığın işlettiği iş yerinin defter ve kayıtlarına usulünce işlenip işlenmediğinin, fatura bedelinin piyasa rayici ile uyumlu olup olmadığının, uzman bilirkişiden rapor alınarak, gerektiğinde, fatura yönünden zincirleme menşe araştırmasının da yaptırılması ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
1. Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2. Suça konu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken imha suretiyle tasfiyesine de karar verilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21 .05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.