Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/16673 E. 2019/31282 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16673
KARAR NO : 2019/31282
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaçakçılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23/09/2010 iddianame düzenleme tarihinin 02/12/2010 olduğu,
Dairemizin 29/05/2014 tarihli ve 2013/18324 Esas sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/51 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 15/09/2010, iddianame düzenleme tarihinin 27/12/2010 olduğu,
Dairemizin 20/03/2014 tarihli ve 2013/12841 Esas sayılı dosyası ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/866 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 24/09/2010, iddianame düzenleme tarihinin 25/10/2010 olduğu,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen birden fazla dosya olduğundan 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulması, ardından kesinleşen dosyaların kanun yararına bozulması halinde bu dosyaların da birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.