YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17677
KARAR NO : 2019/31918
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’in temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesine temas edeceği gözetilmeden, aynı eylem ikiye bölünerek 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat kararı, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden ve ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık …’ın temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
1. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan ve talimat mahkemesince alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyen sanık … Yılmaz’ın, talimat evrakında KEMT varakasının olmadığı da nazara alınarak kamu zararından haberdar olmadığı anlaşılmakla; dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutar olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının kararda tartışılmaması,
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesine temas edeceği gözetilmeden, aynı eylem ikiye bölünerek 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat kararı, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
3. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinin 2. fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 26/05/1935 tarihli ve 111/7 sayılı “yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 02/05/1966 tarihli ve 4/3 sayılı “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda ” Beraat eden suçla ilgili yargılama giderleri hariç tutulmak üzere ( -TL) yargılama giderinin sanıklardan sebebiyet verdikleri oranlarda ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına,” denilerek, yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
5. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6. Dava konusu nakil aracın müsaderesine yer olmadığına ve hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken şerhin kaldırılmasına karar verilmesi
Yasaya aykırı, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.