Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/17885 E. 2019/31523 K. 15.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17885
KARAR NO : 2019/31523
KARAR TARİHİ : 15.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce yapılan incelemede … Giyim San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına tescil ve onaylı 17.04.2010 tarihli … sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar için 1000 rejiminde beyanda bulunulduğu ve kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiği, firma yetkilisi … imzalı ve Halkalı Gümrük Müdürlüğünün 17.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile beyannamenin e-imza sisteminden sehven tescil edildiği gerekçesiyle iptalinin talep edildiği, 19.04.2010 tarih ve … sayılı beyanname ile tekrar beyanda bulunularak ihracatın gerçekleştirildiği belirtilmiş olup yapılan soruşturma sonucunda sanıklar hakkında 19.04.2010 tarihli EX183139 sayılı ihracat beyannamesi kapsamında kırmızı hatta bulunan ve teslim alınmış statüsünde gözüken eşyayı fiziki muayeneden kaçırmak suretiyle 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu 3/14-1.cümle, 3/14-18, maddesine muhalefet ettikleri iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı,
Dosya kapsamından, sanık …’nın dava konusu beyannamenin tescil edildiği … Giyim San. ve Dış.Tic. Ltd.Şti.nin imza yetkili müdürü olduğu, diğer sanık …’ın Ayman Gümrük Müşavirliği firmasında gümrük müşaviri olduğu, sanık … savunmasında; alıcı firmanın malların gecikmesinden dolayı alamayacaklarını söylemeleri sebebi ile söz konusu ihracatın gerçekleşmediğini savunup suçlamaları kabul etmemiştir. Gümrük müşaviri … ise ihracatçı firmanın ihracattan vazgeçtiği için firmanın kendisinden beyannamenin iptalini talep ettiği, bu sebeple beyannameyi iptal ettiğini beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.
Dosya kapsamından 17.04.2010 tarihli … sayılı ihracat beyannamelerinin Bilge sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiği, aynı eşya için 19.04.2010 tarih ve … sayılı beyanname ile yurtdışı edilmesi sonrasında Halkalı Gümrük Müdürlüğünün 17.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile 17.04.2010 tarihli ve … sayılı ihracaat beyannamelerinin iptali isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu oluş ve kabule göre atılı suçun oluşup oluşmadığının tespiti bakımından atılı eylemin hukuki niteliğinin belirlenmesinin gerektiği, bu bağlamda;
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 64. maddesinde beyannamenin iptali konusunda düzenleme yapılmıştır. Söz konusu maddenin olaya ilişkin 1. ve 5. fıkralarındaki düzenlemeler şöyledir:
“Madde 64-1 Gümrük İdareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, Gümrük İdarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edildiğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
5.Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.
Eşyanın bilgisayar sistemi tarafından kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlenmesi konusunda Gümrük Yönetmeliği’nin 121. maddesinde de bir düzenleme yer almaktadır.
Maddenin ilgili 2. fıkrası şöyledir:
“Gümrük Yönetmeliği madde 121(2) (Değişik: RG-07/02/2013-28552) Eşyanın teslimine kadar;
A) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
B) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz.
Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi halinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirtilmesi halinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince:
Sanıkların eşyayı Gümrük İdaresi’ne sunmadan otomasyon sistemiyle 17.04.2010 tarih … sayılı ihracat beyannamesi düzenledikleri, beyannamenin tescil edilerek bilgisayar sistemi tarafından eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlendiği, dolayısıyla da idarece eşyanın fiziki olarak muayene zorunluluğunun doğmuş olduğu,
Bu muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar tarafından Gümrük İdaresi’ne sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda oldukları, buna karşılık sanıkların, eşyanın kırmızı hatta düştüğünü bildikleri halde yeniden ihracat beyannameleri sunarak eşyayı yurtdışı edilmiş gibi gösterdikleri bu suretle sanıkların, dava konusu beyanname muhteviyatı eşyanın fiziki muayenesine engel oldukları,
Bu durumda sanıkların, 19.04.2010 tarih ve … sayılı beyanname ile ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, olayda sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ile beyannamenin tescili atılı suçun icra hareketini oluşturduğu, 5607 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin (18). fıkrasına göre: “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.” hükmü gereğince sanıkların eylemleri tamamlanmış olduğundan, buna göre sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.