YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17889
KARAR NO : 2019/32352
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hükümden sonra 11.01.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık …’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası uyarınca yargılanması gerektiği gözetilmeksizin 5607 sayılı Yasanın 3/5. fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın talimatla savunmasının alındığı duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği ancak talimat ekinde KEMT varakasının olmadığı nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamunun uğradığı zararın giderilmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. Nakil aracının kayıt malikine usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek, ele geçirilen kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya esaslı bölümünü oluşturup oluşturmadığı veya eşyanın o araçla taşımasının zorunlu olup olmadığı, aracın değerinin konusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenerek eşyanın gümrüklenmiş değeri göz önüne alındığında müsaderenin hakkaniyete uygun düşüp düşmeyeceği araştırılmadan eksik inceleme ile nakil aracının müsaderesine hükmolunması,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Sanık hakkında tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nun 52. maddesinin 2. fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Hapis cezasının TCK’nun 50/1-a bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK’nun 52. maddesinin 2. fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 29.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.