YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17960
KARAR NO : 2019/32040
KARAR TARİHİ : 28.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın almak
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Feribotta yolculuk yapan sanığın valizinde sigara bulunduğunun ihbarı üzerine iskelede bekleyen jandarmanın valizde suça konu sigaraları ele geçirmesi şeklindeki olayda;
5271 sayılı CMK’nun 116-119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık … dava konusu kaçak eşya hakkında mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği sanığın suça konu sigaraları içmek amacıyla bulundurduğu yönündeki aksi sabit olmayan savunmasıda nazara alındığında, Anayasa’nın 38/2, 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraatı yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, olay tarihinde yürürlükte olmayan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken “…takdiren alt sınırdan …” denildiği halde, adli gün para cezasının TCK’nun 52/1. maddesine aykırı olacak şekilde 5 gün yerine, 200 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3. 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve KEMT varakası talimat evrakına eklenmeksizin talimat yoluyla alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, davaya konu eşyanın cif değerine göre, Gümrük İdaresi’nce tespit edilen eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan gümrük vergilerinin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4. 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, TCK’nun 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtaratının yapılmaması,
5. Sanık hakkında verilen ve ertelenen uzun süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun altsoyu dışında kalan kişiler bakımından uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesinden müsaderesi yerine TCK’nun 54. maddesinden müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekili ile sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.