Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/18516 E. 2019/32126 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18516
KARAR NO : 2019/32126
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol Kaçakçılığı
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan EPDK vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün temyizine yönelik yapılan incelemede;
05.05.2012 tarihli olay tutanağına göre, kolluk görevlileri tarafından sanığın sevk ve idaresindeki araçta usulüne göre yapılan aramada, 6 adet IBC tabir edilen 1 er tonluk şeffaf plastik tank içerisinde 5500 litre, dosyada mevcut Tubitak MAM tarafından düzenlenen 31.05.2012 tarihli analiz raporuna göre Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) de yapılan ulusal marker ölçümünde marker seviyesi geçersiz olarak olan ve yapılan karşılaştırma sonucunda numunenin standarda uygun olmayan motorin özelliği gösterdiği tespit edilen motorinin ele geçirildiği olayda; sanık suça konu eşyaları kaçak olduğunu bilmeden taşıdığını, nakliyecilik yaptığını, ele geçen eşyalarla bir ilgisinin bulunmadığını savunmuş ise de, olayda ele geçen kaçak eşyanın miktarı göz önüne alındığında, bu miktar eşyanın fatura ve sevk irsaliyesi olmadan taşınmasının mümkün olmadığı cihetle, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık …’nün temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5015 sayılı Kanunun Ek 5/1 maddesi uyarınca yargılanması gerektiği gözetilmeksizin suç tarihinde yürürlükte bulunmayan ve sanık lehine düzenleme içermeyen 5607 sayılı Yasanın 3/12. fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Sanık hakkında tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nun 52. maddesinin 2. fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-a,b,d,e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu bentteki hak yoksunluğunun ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
4. Dava konusu kaçak akaryakıt hakkında 07/06/2012 tarihinde tasfiye kararı verildiği gözetilerek “Dava konusu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 Sayılı Yasanın ek 5/1. maddesi gereğince müsaderesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık …’nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.