YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24107
KARAR NO : 2020/10259
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2) Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.08.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.11.2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında halen derdest olan ve Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/496 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 03.09.2012 iddianame düzenleme tarihinin ise 15.02.2013 olduğu,
Dairemizin 2018/15656 E. sırasında kayıtlı Havza Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/81 E, 2014/54 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 19.06.2012 iddianame düzenleme tarihinin ise 16.04.2013 olduğu,
Dairemizin 2016/17899 E. sırasında kayıtlı Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/823 E, 2014/428 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 10.07.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.10.2012 olduğu,
Dairemizin 2018/890 E. sırasında kayıtlı Devrek Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/175 E, 2014/667 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 27.06.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.06.2013 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/24200 E. sırasında kayıtlı Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/742 E, 2013/890 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 01.09.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2017 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2020/1041 E. sırasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/701 E, 2015/916 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 09.05.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.09.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.