Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/10240 E. 2020/14829 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10240
KARAR NO : 2020/14829
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiinin 29.07.2015 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme talebi 5271 sayılı CMK’nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, bu konuda verilen red kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Gıyabi karar sanığa 7201 sayılı Yasanın 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de; tebligat parçasında sanığın en yakın komşusu olarak haber verildiği şerh edilen “… isimli bir komşusunun bulunmadığı”, tebligatı yapan posta görevlisi …’un beyanından anlaşıldığından, yapılan tebligat usulsüz olup sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyizin reddine dair mahkemenin 30.07.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak 27.04.2015 tarihli asıl karara yönelik yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.