Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/10509 E. 2020/14326 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10509
KARAR NO : 2020/14326
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
18.02.2015 tarihinde karar verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310/3’te belirtilen bir aylık yasal süresinden sonra 20.03.2015 tarihinde temyiz etmiş bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’nin eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, TCK’nun 66/2. maddesi gereğince bu sürenin 5 yıl 4 aya düştüğü gözetilerek, zamanaşımını kesen mahkumiyet hükmünün kurulduğu 18.02.2015 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki hüküm ile nakil aracının müsaderesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 31.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.02.2014 olduğu,
Sanık hakkında Dairemizce 30.05.2016 tarihinde onanmasına karar verilerek kesinleşen Dairemizin 2014/14135 Esasına kayıtlı Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/609 Esas, 2013/1069 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2013 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek aslı ya da ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.