Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/18042 E. 2020/5929 K. 13.05.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18042
KARAR NO : 2020/5929
KARAR TARİHİ : 13.05.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamına göre katılan …. Diyarbakır Şubesinde bireysel kitle bankacılığı satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, banka müşterisinin bilgisi dışında 27.01.2009 tarihinde 210,00 TL ve 325,00 TL, 29.01.2009 tarihinde 30,00 TL, 30.01.2009 tarihinde 168,00 TL havale işlemi olmak üzere 733,00 TL para transferi, 04.02.2009 tarihinde de sahte imzalı dekont ile 1.000 TL para çektiği ve aynı müşteri hesabına bağlı müşteri bilgisi dışında ATM kartı tanımlayıp, şubeden teslim aldığı bu kart ile değişik tarihlerde toplam 37.990 TL para çektiği ve ayrıca değişik tarihlerde alışveriş işlemlerinde kullanmak suretiyle toplam 15.309,46 TL tutarındaki harcama yaparak toplamda 55.032,00 TL bankayı zarara uğratması şeklinde gerçekleşen olayda; banka cevabi yazısında sanığın çalıştığı dönem içerisinde hesaplardan para çekme-yatırma, zilyetliği kendisine devredilmiş olan banka parası üzerinde koruma ve denetim görevi bulunmadığı bildirildiğinden bahisle, her ne kadar 5237 sayılı TCK’nun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan ötürü mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın bireysel kitle bankacılığı satış temsilcisi görevinden ötürü banka parasını koruma görevi olduğu gibi müşteri bilgilerine erişebildiği ve bu nedenle müşterinin hesabından para transfer ettiği, sahte imzalı dekontla para çektiği ve aynı hesaba bağlı ATM kartı tanımlayıp, adres değişikliği yapmak suretiyle hesap özetlerinin müşteriye ulaşmasını engelleyerek toplamda 55.032,00 TL haksız kazanç elde ettiği anlaşılmakla, bu yönüyle sanığın eyleminin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 245/2-3. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.