Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/19998 E. 2020/10315 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19998
KARAR NO : 2020/10315
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … müdafiinin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Diğer sanık … tarafından da doğrulanan sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında, suça konu kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, sigaraların ele geçirildiği aracı 01/08/2012 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satın aldığını ve aynı gün …. Kargo A.Ş.’ye kiraya verdiğini, aracın kendisinin devralmasından önce de … Kargo aracı olarak kullanıldığını ve sürücüsün de yine … olduğunu beyan edip aracın devrine ilişkin Noter satış sözleşmesi ve … Kargo A.Ş’ye kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi ibraz ettiği olayda, dosya kapsamından, sanık …’ın diğer sanık …’in eylemine iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil bulunmaması nedeniyle müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık …’in temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibarıyla sanıktan ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, kaçak gözlükler yönünden de 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 24.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.