YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/20197
KARAR NO : 2020/14880
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında; beraat sanık … hakkında; hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin münhasıran sanık … hakkında kurulan hükme yönelik olduğu gözetilerek temyiz talebinin incelenmesinde;
26.09.2012 tarihinde … plakalı aracın … Petrol Tesislerinde park halinde görüldüğü, aracın yanına gelen … ve …’a aracın kime ait olduğu sorulduğunda aracın kendilerine ait olduğunu belirttikleri, kolluk kuvvetleri tarafından araç içerisine dışarıdan bakıldığında sağ arka koltuk üzerinde iki adet poşet olduğunun görüldüğü, poşet içerisinde ne olduğu sorulduğunda …’ın 399 adet cep telefonu olduğunu ve fatura ve irsaliyelerinin bulunmadığını beyan ettiği, yapılan aramada sağ arka koltuk üzerinde iki adet ibaresiz büyük boy siyah poşet içerisinde ve plastik ambalaj ile ambalajlanmış beyaz poşetler içerisinde 399 adet cep telefonu ele geçirilen olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerilerine atılı suçu birlikte işledikleri gözetilmeksizin sanık …’ın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
II)Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.