YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6187
KARAR NO : 2019/31801
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/03/2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan dairemizin 2016/4861 E. Numarasında kayıtlı Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/653 E. 2014/244 K. sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 25/05/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.03.2013 olduğu,
Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1050 E. sırasında kayıtlı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 20/06/2012, iddianame düzenleme tarihin ise 26/12/2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/21285 Esas numarasında kayıtlı Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/454 E. – 2014/187 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 25/06/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 23/10/2013 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/296192 sırasında kayıtlı Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/7 E. 2015/38 K. sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 04/09/2012, iddianame düzenleme tarihin ise 24/12/2012 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/364085 sırasında kayıtlı Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/204 E. 2016/382 K. sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 06/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/03/2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/27955 Esas numarasında kayıtlı Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/112 E. – 2014/32 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 12/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 05/12/2012 olduğu,
Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/909 E. sırasında kayıtlı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 02/11/2012, iddianame düzenleme tarihin ise 21/06/2013 olduğu,
Sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.