Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/9035 E. 2020/12068 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9035
KARAR NO : 2020/12068
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’ün temyiz istemine göre yapılan incelemede;
24/08/2012 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin “… ve … isimli şahısların … Pastanesi ile Alsancak Garı arasında bulunan depodan hap, krem ve sigara çaldıkları, eşyaların şahısların evlerinde bulunduğu” yönünde ihbar alması üzerine, İzmir 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/611 değişik iş sayılı arama kararı doğrultusunda yapılan aramalarda, … isimli şahsın evinde suç unsuruna rastlanılmadığı, …’in evinde yapılan aramalarda, muhtelif markalarda 434 paket gümrük kaçağı sigara ve 820 paket muhtelif markalarda puro’nun ele geçirildiği, … ifadesinde, kendisinin daha önceki tarihlerde … isimli bir şahıs ile kahvede tanıştığını, … isimli bu şahsın kendisinde bulunan malzemeleri alır mısın diye sorduğunu, Karabağlar Yeşillik caddesi üzerinde buluştuklarını, 2 adet poşeti aldığını, … isimli şahsın 30 yaşlarında olduğunu, nerede oturduğunu ve cep telefonunun ne olduğunu bilmediğini beyan ettiği, kimliği meçhul … isimli şahıs hakkındaki soruşturma evrakının yürütüldüğü tefrik edilen dosyada …’in tekrar ifadesinin alındığı, ifadesinde … ismini uydurduğunu, kendisine kaçak sigara ve puroları şüpheli …’ün getirdiğini söylediği, sanık …’ün savunmasında, suça konu puro ve sigaralar ile hiç bir ilgisi olmadığını, …’e söz konusu eşyaları muhafaza etmesi için de vermediğini o dönemde İzmir Çiğli de kendisine ait ev olduğunu, bu eşyaları …’ e vermesi için hiç bir neden olmadığını beyan ettiği gözetildiğinde; sanık …’in atfi cürüm mahiyetindeki beyanlarından başka sanık …’ün mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin sanık …’ ün beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık … müdafiinin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.