YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9499
KARAR NO : 2019/31660
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satmak
HÜKÜM : Sanık … hakkında Hükümlülük, müsadere, sanık … hakkında HAGB
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebine göre yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. madde ve fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları dava konusu olan el konulmuş eşya ve nakil aracının müsaderesi ya da iadesine ilişkin kararları da kapsayacağından; yapılan itiraz üzerine Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddedildiği, böylece itiraz yasa yoluna ilişkin incelemenin tamamlanmış olduğu anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II) Sanık … ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine göre;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26/10/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/02/2013 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/19761 Esas numarasında kayıtlı Van 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/236 E. – 2013/1030 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 08/06/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 22/03/2013 olduğu,
Dairemizin 2017/15107 Esas numarasında kayıtlı Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/30 E. – 2015/228 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 18/06/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.11.2011 olduğu,
Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/296 esas sırasında kayıtlı derdest dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 05.07.2011 iddianame düzenleme tarihinin 22.02.2012 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/273983 numaralı Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/70 Esas, 2015/226 K. sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 22.07.2011, iddianame düzenleme tarihinin 15.02.2014 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/17832 Esas numarasında kayıtlı Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1051 E. – 2013/554 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 29/07/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.05.2012 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/321343 numaralı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/239 Esas, 2015/286 K. sayılı dosyasında sanığa atılı suç tarihinin 09.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 22.03.2012 olduğu,
Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/296 Esas sırasında kayıtlı derdest dosyasında sanığa atılı 10.10.2011 suç tarihli eyleminin, iddianame düzenleme tarihinin 27.04.2012 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/6243 Esas numarasında kayıtlı Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/133 E. – 2013/824 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 14/07/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2013 olduğu,
Sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.