YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10424
KARAR NO : 2020/10696
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında verilen beraat kararını temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık …’ın temyizi üzerine yapılan incelemede ise ;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/14. maddesi yerine, lehe hüküm içermeyen 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/9. maddesi ile ceza tayini,
3. Aynı iddianame ile sanığın 31.12.2009 ve 30.01.2010 tarihli beyannameler ile ihraç edilen malın fiyatını değişik göstererek parasal iadeden yararlandığı iddiasıyla açılan davada suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiilllerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası
kapsamında gerçekleştiği ve TCK’nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi,