Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/10947 E. 2020/10018 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10947
KARAR NO : 2020/10018
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık Şehmus Özmez hakkında kamu davasının tefrikine, sanıklar …, … hakkında beraat, diğer sanıklar haklarında hükümlülük, müsadere, sanık

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) EPDK vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231/12. madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II) EPDK vekilinin sanık … hakkında verilen tefrik kararına yönelik temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Sanık … hakkında davanın tefrikine ilişkin karar, CMK’nun 223. maddesine göre hüküm niteliği taşımadığı için temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca EPDK vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE,
III) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Eylemin 5015 sayılı Yasaya Muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar gören Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
IV) EPDK vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
V) Sanık … müdafii, katılan EPDK vekili ve mal sorumlusu …. İth. Şti. vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamından, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan white spirit cinsi eşyanın madeni yağlara karıştırılarak akaryakıt olarak piyasaya sürüldüğü bilgileri elde edilmesi üzerine başlatılan teknik takipli soruşturmada, sanıklardan …’ın sahibi olduğu …. Tic. Ltd. Şti.’nin 09/03/2012 tarihli ve 12411400IM005042 sayılı gümrük giriş beyannamesi ile ithal ettiği White Spirit cinsi eşyanın …. Teknik Depolama AŞ.’nin antreposundan 599131 sayılı fiş no, 416538 numaralı, varış yerinin …. Tutkal firmasının Gaziantep ili …. ilçesinde bulunan fabrikası olarak gösterildiği uygunluk belgesi ile çıkarılarak sanık …’ın kullandığı …. Nakliyat firması adına kayıtlı …. plakalı tankere yüklendiği, aracın white spiriti …. Tutkal firmasının …. ilçesindeki fabrikası yerine İzmir ilinde bulunan sanık …’e ait …. firmasına götürdüğü, eşyanın hortumla bahsi geçen iş yerindeki yeraltı tanklarına aktarıldığı sırada kolluk görevlilerince olaya müdahale edildiği ve Cumhuriyet Savcısının yazılı arama emri ile yapılan aramada …. plakalı tanker ile …. Kimya firmasına ait yeraltı tanklarında toplam 19.280 kg white spirit ele geçirildiği,
09/04/2012 tarihli Tubitak MAM raporuna göre boşaltımı yapılan maddenin %100 White Spirit olduğunun tespit edildiği, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin müzekkeresine istinaden düzenlenen 16/10/2012 tarihli kolluk tutanağında Günsa firmasına ait iş yerinde yapılan incelemede: iş yerindeki tanklarda ürün olmadığı, iş yerinde ürün ambalajında kullanılan dolum makinesinin olmadığı, ambalaj olarak kullanılan 10 kg.’lık tenekeler ve 180 k.’lık varillerin olmadığı, tespit sırasında sanık …’ün görevlilere şifahen dolum makinesini emanet verdiğini, 2012 yılında teneke ve varil almadığını söylediğinin belirtildiği olayda gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
…. Tutkal ve …. firmalarının olay tarihinde fiilen faaliyette olup olmadıkların belirlenmesi, faaliyette iseler faaliyet belgelerinin dosyaya getirtilmesi ile firmaların faaliyet alanı çerçevesinde ele geçirilen 19.280 kg white spirit maddesinin hangi amaçla kullanılacağının tespiti bakımından, bahsi geçen firmaların suç tarihi itibarıyla bu eşyayı faaliyet alanları çerçevesinde yapılan üretimde kullanmaları için yeterli kapasite ve donanımda işletme tesislerinin bulunup bulunmadığı, firmaların yeterli sayıda işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, yeterli kapasite ve donanıma sahip işletme tesislerinin var olduğunun kabulü durumunda ise, üretim için gerekli enerji sarfiyatlarının bulunup bulunmadığı gibi fiilen üretim yapılıp yapılmadığını ortaya koyabilecek hususların SGK, enerji sağlayan şirketler, ilgili ticaret sicili müdürlükleri ve kurumlardan sorularak belirlenmesi;
Dava konusu white spirit maddesinin ithalatına ilişkin dosyada mevcut gümrük giriş beyannamesi ve ekleri incelenerek beyanname konusu white spirit maddesinin … Tutkal firmasının defter ve belgeleri üzerine işlenip işlenmediği, stoklarında bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sanıklardan … hakkında davaya dayanak, Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nce Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben düzenlenen 14.05.2012 tarihli fezlekede, sanık …’ın 03.03.2012 ve 12.03.2012 tarihlerinde de benzer suçları işlediğinin belirtildiği, Uyap kayıtlarında yapılan incelemede 03/03/2012 ve 12/03/2012 tarihli olaylara ilişkin olarak sanık … hakkında Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/7 Esas sırasında ve Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/500 Esas sırasında kayıtlı derdest dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla, delillerin birlikte değerlendirilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve TCK’nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından fayda ve gerek bulunduğundan, dosyalar getirtilip incelenerek, ayrıntılarının duruşma tutanağı ile tespit edilmesi, gerekmekte ise dosyaların birleştirmesi ile sonucuna göre karar verilmesi yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/12. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/12. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/12. maddesi) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Temel gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi ve tayin olunan adli para cezasının 1 gününün 25,00 TL’den hesabı sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6 madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
4. Dava konusu eşya hakkında 19/04/2013 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve eşyanın müsadere edilmesi gerekirken tasfiyesine karar verilmesi,
5. Dava konusu nakil aracının kayıt maliki …. Nakliyat firmasının sahibi olduğu anlaşılan ….dinlendikten sonra aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle aracın iadesine yada müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
6. Sanık … hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
7. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii, katılan EPDK vekili ve mal sorumlusu ….İth. Şti. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.