Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/11597 E. 2020/10504 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11597
KARAR NO : 2020/10504
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Üst Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
28/01/2015 tarihinde karar verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/3’te belirtilen 1 aylık yasal süresinden sonra 16/03/2015 tarihinde temyiz etmiş bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
İhbar üzerine sanık …’ın sürücülüğündeki sanık …’ın ise yolcu olarak bulunduğu araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 4.150 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık …’ın hazırlık aşamasındaki savunmasında sigaraların kendisine ait olduğunu, mahkeme aşamasındaki savunmasında ise patronu olan sanık …’ın sigara kaçakçılığı yaptığını ancak olay günü kaçak sigara taşındığından haberinin olmadığını beyan ederek çelişkili ifadelerde bulunması ve aracın şoförü olduğunun anlaşılması karşısında dosya kapsamı ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kaçak eşya naklini bilerek yapan sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık … müdafiinin mahkumiyete yönelik, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin ise vekalet ücreti ile nakil aracının iadesine hasren temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık … lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1. Sanık … hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık …’ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07/07/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/10/2014 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan incelemede Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/470 Esas sırasında kayıtlı olan dosyada suç tarihinin 09/06/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/09/2014 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede Yargıtay Başsavcılığı’nın 2020/31971 Esas sırasında kayıtlı Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/519 Esas, 2015/1148 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 30/06/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 30/04/2015 olduğu,
Yine UYAP sisteminden yapılan incelemede Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/268 Esas sırasında kayıtlı ve halen derdest olan dosyada suç tarihinin 02/07/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/04/2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.